İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 20.11.2014 tarihli ve 2368 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
"Kanaltürk" logosu ile yayın yapmakta olan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hafta içi her gün sabah 08.45'te "2. Sayfa" adlı magazin programı yayınlanmaktadır. Gündemdeki magazin haberlerinin detaylarıyla irdelendiği programda bununla birlikte programa konuk olarak katılan ünlü simaların, iş ve özel hayatlarıyla ilgili samimi açıklamaları da yer almaktadır.
Söz konusu programın 12.11.2014 tarihinde yayınlanan bölümüne dizi yapımcısı Banu Akdeniz ve "Kocamın Ailesi" dizisinin küçük oyuncusu Beren Gökyıldız konuk olarak katılmıştır. Reyting kaygısının dizi sektörünü ne şekilde etkilediği üzerine çeşitli değerlendirmelerin yapıldığı sohbette öpüşme sahnelerinin reytingi artırdığından bahisle özellikle evli sanatçıların oynadıkları dizilerdeki öpüşme sahnelerini nasıl değerlendirdikleri ile eşlerinin konuya ilişkin tepkilerinin ele alındığı bir magazin haberi ekrana getirilmiştir. Söz konusu haberin çıkış noktası olarak, en yüksek reytingi aldığı söylenen "Karadayı" dizisindeki öpüşme sahnesi ile ilgili olarak oyuncu Halit Ergenç'in eşi ile ilgili "Ona nasıl öpüşme derim." şeklindeki açıklamaları sunulmaktadır. Buradan yola çıkarak evli ve nişanlı beş ünlü oyuncunun dizi ve filmlerindeki öpüşme sahnelerinden 17 fotoğraf karesi ve 7 kez de söz konusu sahnelerden 5'er saniyelik videolar ekrana getirilmiştir (Klip1).
Bilindiği üzere Birleşmiş Millletler Çocuk Hakları Bildirgesinde çocukların erişkinlerden farklı fiziksel, fizyolojik, davranış ve psikolojik özelliklere sahip olduğu ve sürekli büyüme ve gelişme gösterdikleri göz önünde bulundurularak toplumun geleceğini temsil etmeleri bakımından çocukları ilgilendiren her konuda bütün toplumun sorumlu davranması gerektiği ifade edilmektedir. Günümüzde çocukların sosyalleşmesinde aileler ile yarışmakta olan medya da sorumlular arasında önde gelmektedir. Merkez medya olarak adlandırılan televizyon yayınlarından en çok etkilenen toplum kesiminin çocuklar olduğu da genel kabul görmüş bir gerçekliktir.
Medya ve çocuk ilişkisinde medyadan beklenen çocuğun fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimine olumlu katkıda bulunacak içerikleri sağlamasıdır. Ancak 2006 yılında RTÜK tarafından yapılan "İlköğretim Çağındaki Çocukların Televizyon İzleme Alışkanlıkları Araştırması"ndan elde edilen veriler de açıkça göstermektedir ki, çocukların televizyon yayınlarından etkilenmeleri hem olumlu, hem olumsuz olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle çocukların televizyon karşısında özel olarak korunmasına ilişkin ulusal ve uluslararası alanda bir çok düzenleme hayata geçirilmektedir.
RTÜK tarafından uygulamaya konulan "Akıllı İşaretler Uyarıcı Sembol Sistemi", televizyon programlarının hangi yaş grubundaki çocuklara uygun olduğu ve programda yer alan zararlı içerik konusunda izleyici kitleyi bilgilendiren bir sınıflandırma sistemidir. Akıllı işaretler sistemi, akademik bir kurulun çalışmaları sonucu uygulamaya geçirilmiş olup, yaş guplarının sosyo-duygusal ve bilişsel özellikleri tanımlanarak çocuk ve gençlere zararlı olabilecek içerikler "şiddet, korku, cinsellik ve olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlar" şeklinde kategorize edilmiştir.(1)
Akıllı işaretler kodlayıcı eğitim kitapçığında, nasıl sunulduğuna bağlı olarak değişmekle birlikte televizyondaki cinselliğin etkileri şu şekilde sıralanmaktadır: 1)Şiddetle birlikte yer aldığında küçük çocukların cinselliği yanlış yorumlamalarına yol açabildiği, 2) Çocukların izlediği yetişkin cinsel davranışlarından huzursuzluk duymalarına ve utanmalarına yol açabildiği, 3) Gençler için bilgi kaynağı olduğu ve davranışı sergileyenlerin de rol model olarak kabul edildiği, 4) Eğer riskleri ve olumsuz sonuçları olmayan bir davranış biçiminde sunulursa gençlerin cinsellikle ilgili doğru olmayan tutumlar geliştirmelerine yol açabildiği. (2)
Görüldüğü üzere televizyonda ekrana gelen cinsellikle ilgili ögelerin sunuş biçimi önemlidir. Gençler için bilgi kaynağı olabildiği gibi, gençlerin cinselliği yanlış yorumlamalarına ve doğru olmayan tutumlar geliştirmelerine de yol açabilmektedir.
Söz konusu haberde, tamamen yetişkin dünyasına hitap eden bir tartışma konusu ele alınmış ve öpüşme sahneleri dizi ve filmlerin bağlamından koparılarak birbiri ardına yoğun bir şekilde ekrana taşınmıştır.Medya dünyasında rol model oluşturan karakterlerin haber konusu yapılan açıklama ve görüntülerinin, özellikle duygusal ve bilişsel gelişimini tamamlamamış ve cinsel kimliğinin henüz farkına varan çocuk ve gençlerin algı dünyalarında oluşturduğu etkinin, yetişkin bir insanın anlamlandırabileceği gibi bir nitelikte olmasını beklemek doğru bir yaklaşım olarak görülmemelidir. Söz konusu açıklama ve görüntülerin, çocuk ve gençlerin cinsellikle ilgili doğru olmayan tutumlar geliştirmelerine de yol açabileceği düşünülmelidir.
Ayrıca sözü edilen programda çocuk ve genç izleyici kitlesinin ilgisini çekecek, çok seyredilen ve aile dizisi olduğu özellikle vurgulanan bir dizinin küçük yaştaki oyuncusu da konuk olarak bulunmaktadır. Söz konusu haberin, özellikle küçük yaştaki bir oyuncunun stüdyoda konuk olarak bulunduğu bir sırada yayınlanması da ilgili medya hizmet sağlayıcının çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimi konusunda gerekli hassasiyet ve özeni göstermediğini düşündürmektedir.
Sonuç olarak;Kanaltürk logosu ile yayın yapmakta olan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yukarıda bahsedilen yayını ile 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un yayın hizmeti ilkelerini düzenleyen 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde,çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz. " hükümlerini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.”
Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Yayın kuruluşunun 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin ikinci fıkrasının ihlal edildiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Her ne kadar Daire Başkanlığı’nca söz konusu programın 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin ikinci fıkrasını ihlal ettiği kanaati belirtilmişse de ihlale konu yayında evli sanatçıların oynadıkları dizilerdeki öpüşme sahnelerini nasıl değerlendirdikleri ile eşlerinin konuya ilişkin tepkilerinin ele alındığı ve evli ve nişanlı beş ünlü oyuncunun dizi ve filmlerindeki öpüşme sahnelerinden 17 fotoğraf karesinin ekrana yansıtıldığı ve bu durumun, aile kurumunun üzerinde yükseldiği temel değerleri zedeleyebileceği kanaati oluşmuştur. Bu nedenle anılan yayında 6112 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ihlalinin daha ağır bastığı değerlendirilmektedir.
Anılan Yayıncı kuruluşa 01.11.2011 tarihli yayını nedeniyle evvelce 15.12.2011 tarih ve 2011/68 sayılı toplantıda alınan 39 nolu Üst Kurul Kararıyla 6112 Sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca uyarı yaptırımı uygulandığı Üst Kurul kayıtlarından anlaşılmıştır.
Bu itibarla; aynı hükmüntekraren ihlali nedeniyle, Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması gerektiği, kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere, KANALTÜRK logosuyla yayın yapan YAŞAM TELEVİZYON YAYIN HİZMETLERİ A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; 6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki; " … ailenin korunması ilkesine aykırı olmaz ” ilkesini tekraren ihlali nedeniyle, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca;
1- İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ekim 2014 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 3.361.192,49 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı (%1) 33.612,00 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
2- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Ankara Kamu Girişimci Şubesi TR98 0001 0025 3300 9999 9951 93 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, dava açma süresi içerisinde peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, en geç 1 aylık süre içerisinde ödenmeyen idari para cezasının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Ahmet YILDIRIM’ın karşı oyu, oy çokluğu ile karar verildi.


