İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 17.11.2014 tarihli ve 2306 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri A.Ş. unvanlı medya hizmet sağlayıcıda, her akşam saat 18.30'da ekrana getirilen Ana Haber Bülteni'nin, 08.11.2014 tarihli yayınında, Emniyet mensuplarına yönelik düzenlenen operasyonlara dair, peş peşe üç haberin ekrana getirildiği görülmüştür.
1-Saat 19.03.38'de, sunucunun;"Algı operasyonları, artık trajikomik bir hal aldı. Kocaeli'nde tam bir skandal yaşandı. Emniyet, Savcı'nın arama kararını anlamadı, polisleri gözaltına almaya kalktı. Durum ortaya çıkınca da, Emniyet Müdürü, evlere şenlik bir açıklama yaptı"şeklindeki sunumu ile başlayan haber, "ŞAKA GİBİ OPERASYON" alt yazısı eşliğinde, 1 dakika 16 saniye süre ile ekrana getirilmiş, haberin deşifresi aşağıda sunulmuştur:
"Dış Ses: Emniyet Mensuplarına yönelik algı operasyonları, artık komediye dönüştü. Savcının arama kararını bile anlamayan Kocaeli Emniyeti, 17 polisi gözaltına almaya kalkıştı. Kocaeli'nde, sabah saatlerinde aralarında Emniyet Müdürü, amir ve memurların da bulunduğu 17 ismin gözaltına alındığı bilgisi düştü.
Muhabir: Önceden 17 kişinin gözaltına alındığı söylense de, sonradan Savcılığın adreslerde arama kararı verdiği ortaya çıktı.
Dış Ses: Buna rağmen Kocaeli Emniyeti, kara propaganda merkezi gibi çalıştı. Bütün basına isim vererek 17 polisin gözaltına alındığını duyurdu.
Muhabir: Kocaeli'ndeki algı operasyonu daha başlamadan çöktü.
Dış Ses: Kocaeli Emniyet Müdürü Levent Yarımel, tepkiler üzerine açıklama yapmak zorunda kaldı. Kullandığı ifadeler, trajikomik skandalın itirafıydı."
(Ekranda, Kocaeli Emniyet Müdürü Levent Yarımel'in; "Gözaltı uygulaması, Cumhuriyet Savcılığı talimatının yanlış anlaşılmasından kaynaklandı. Gözaltı uygulaması kaldırıldı" şeklindeki açıklaması)
2-Saat 19.04.51'de, sunucunun;"İstanbul'da Emniyete yönelik operasyonda 5 polis daha serbest kaldı. Silivri Cezaevi önünde, büyük bir coşku ve çarpıcı açıklamalar vardı."şeklindeki sunumu ile başlayan haber, "BİR BİR TAHLİYE OLUYORLAR" alt yazısı eşliğinde, 1 dakika 17 saniye süre ile ekrana getirilmiş, haberin deşifresi aşağıda sunulmuştur:
"İki ayrı polisin; "Biz vatana millete hizmet etmeyi bu insanlardan öğrendik. / Haram lokma yemedim, en ufak kanun dışı hiç bir işim yok." şeklindeki konuşmaları.
Dış ses: Sahur sofrasından gözaltına alınıp, bir dizi skandallar zinciri sonrası cezaevine gönderdikleri polislerden 5'i daha serbest bırakıldı.
Bir Polis: Allah'a şükür zalimlerin tarafında değiliz./ Ne bizim bir suçumuz var, ne içeridekilerin bir suçu var. Hiç kimsenin bu dosyada suçu yok.
Dış Ses: Beş polisi yakınları karşıladı.
Avukat: Buruk bir sevinç yaşıyoruz. Neticede, başka müvekkillerimiz de var halen daha tutuklu olan.
Dış Ses: Rüşvet ve terör zanlılarını yakalayıp adalete teslim eden polisler, 100 günü aşkın bir zamandır cezaevindeydi. Polis memurları Serkan Durmaz, Hacı Şerif Erikmen, Metin Güneş, Abdülkerim Anaçoğlu ve Ebubekir Gül, ailelerine kavuştu. Silivri Cezaevi'nde, halen 42 Emniyet mensubu tutuklu bulunuyor."
Bazı polislerin; "Abimler ve arkadaşlarını her zaman tarih anacak ve şerefle yadedecekler. / Bu hukuksuzluğu yapanlar da bilmelidir ki, hukuk karşısında hepsinin hesabını soracağız." şeklindeki açıklamalarının ardından, haber bir arabanın arka camına yazdırılmış olan; "Hırsızdan Korksak Polis Olmazdık" yazısının zumlanması ile bitirilir.
3-Saat 19.06.08'de, sunucunun;"17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonlarındansonra, Cadı Avı'na maruz kalan polisleraçık açık terör örgütlerinin hedefi haline getiriliyor. Korumasız bırakılan önemli Emniyet Müdürleri şimdi de, lojmanlarından çıkarılıyor. Mersin'deki algı operasyonunda, gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Eski İstihbarat Şube Müdürü Ali Çengelci, onlardan biri."şeklindeki sunumu ile başlayan haber, "TERÖRİSTLERE HEDEF HALİNDELER " alt yazısı eşliğinde, 2 dakika 38 saniye süre ile ekrana getirilmiş, haberin deşifresi aşağıda sunulmuştur:
"Ali Çengelci: Neden böyle bir zulme, ya da böyle bir kadre uğruyoruz. yani bir gün dahi müsade edilemeyecek kadar ne yaptık? Bu teşkilata gecemizi gündüzümüzü verdik. Çalıştık, koşturduk.
Havva Çengelci: Bu kadar vicdansız, bu kadar insani merhameti olmayan kişiler, kapımıza dayanıp eşim olmadan bu zulmü bize yaşattılar.
Dış Ses: 17-25 Aralık'taki Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonlarından sonra, polislere uygulananzulümhız kesmiyor. Mersin Eski İstihbarat Şube Müdürü Ali Çengelci, o polislerden sadece biri.Önce hukuksuz bir kararla meslekten ihraç edildi, daha sonra da Mersin'deki algı operasyonunda gözaltına alındı. Ali Çengelci serbest bırakıldı ancak zulüm bitmedi.Çengelci ve ailesi, şimdi de Ankara Çamlıca'daki polis lojmanlarından zorla çıkartıldı.
Ali Çengelci: Zorla çıkartılma kararı varsa bile lojmandan bu tebligat yapıp 7 gün süre veriliyor. Biz kendilerinden bir gün istedik. Dedik ki bir gün müsaade edin, bir gün içerisinde boşaltalım. Ona rağmen bu mağduruyet, bu zulüm deyim yani başka bir ifade bulamıyorum. Bu yaşatılıyor..."
Yukarıda ayrıntılı deşifreleri verilen ve ihlal teşkil ettiği düşünülen söz konusu haberler,"1.Klip-Polis gözaltıları"ismiyle klipleştirilerek, raporumuza eklenmiştir.
STV yayın kuruluşunda, bir süredir çeşitli illerde Emniyet mensuplarına yönelik düzenlenen operasyonlar haberleştirilirken, daimi bir şekilde "Algı Operasyonları" tanımlaması kullanılmaktadır. 08.11.2014 tarihinde yayınlanan her üç haberin aktarımında da yine; "Algı operasyonları, artık trajikomik bir hal aldı.... Emniyet Mensuplarına yönelik algı operasyonları artık komediye dönüştü... Kocaeli Emniyeti, kara propaganda merkezi gibi çalıştı... Kocaeli'ndekialgı operasyonudaha başlamadan çöktü... Sahur sofrasından gözaltına alınıp, bir dizi skandallar zinciri sonrası cezaevine gönderdikleri polisler... Rüşvet ve terör zanlılarını yakalayıp adalete teslim eden polisler,yüz günü aşkın bir zamandır cezaevindeydi... 17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonlarından sonra, Cadı Avı'na maruz kalan polisler... 17-25 Aralık'taki Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonlarından sonra, polislere uygulanan zulüm hız kesmiyor..."şeklinde ifadelerin kullanıldığı izlenmiştir.
Sonuç olarak, STV medya hizmet sağlayıcının bu uygulama ile6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un, 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı)bendinde belirlenen;"Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır;..."ilkesini ihlal ettiği değerlendirilmiştir.”
Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Rapora konu olan tespitler ile önerilen ihlal maddesinin uygun olduğu kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın yazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca yapılan değerlendirmesi neticesinde;
Söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının ve video görüntülerinin tetkiki sonucunda anılan haberlerin genelinde operasyonlara tabi tutulan Emniyet güçlerinin suçsuz olduğu izlenimi yaratılmaya çalışılmakta, "yolsuzluk, rüşvet ve terör" olaylarında, görevleri gereği yaptıkları uygulamalar nedeniyle zulme uğradıkları ve mağdur konumuna düşürüldükleri belirtilmekte ve bir ilimize ait Emniyet birimi alenen suçlanmaktadır. Bu nedenlerle; ilgili yayın kuruluşunda ekrana getirilen bu yayın ile haberciliğin en temel esaslarından tarafsız olma ve objektif davranma hususuna aykırı hareket edildiği, devletin yargı ve emniyet güçlerinin yapmış oldukları bir uygulamanın vatandaş nezdinde küçük düşürülmeye gayret edildiği, bunun da bizzat yayın kuruluşunun görevli spikeri ve haberin alt sesleri ile yapıldığı, dolayısıyla kamuoyunun bilgilendirildiği "haber" sunumunda olması gerekli nesnel bakış açısından uzak, yanlı bir tutum sergilendiği görülmüş, bu tarz bir yaklaşımın toplumda özgürce kanaat oluşumunaengel olabileceği düşünülmüştür. Bahse konu yayının 6112 sayılı kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendindeki; “Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz” yayın hizmet ilkesinin ihlal edildiği değerlendirilmiştir.
Söz konusu kuruluşa 04.12.2013 tarihli yayını nedeniyle evvelce 26.12.2013 tarih ve 2013/70 sayılı toplantıda alınan 11 nolu Üst Kurul Kararıyla 6112 Sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca uyarı yaptırımı uygulandığı Üst Kurul kayıtlarından anlaşıldığından; 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin tekraren ihlali nedeniyle, Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, anılan Yayın Kuruluşu hakkında “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması gerektiği, kanaatine varılmıştır.
1- İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ekim 2014 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 5.111.438,50 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı (%1) 51.114,00 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
2- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Ankara Kamu Girişimci Şubesi TR98 0001 0025 3300 9999 9951 93 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, dava açma süresi içerisinde peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, en geç 1 aylık süre içerisinde ödenmeyen idari para cezasının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,”
Oy birliği ile karar verildi.


