İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 18.11.2014 tarihli ve 2313 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“SAMANYOLU HABER logosuyla yayın yapan kuruluşta 11.11.2014 tarihli Ana Haber Bülteni'nde Kocaeli Emniyet Müdürlüğü'nün onbir mensubunun gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılması ve medyada çıkarılan ve yalan olduğu ifade edilen yayınlar yapılarak yine Emniyet mensuplarına yönelik yeni bir algı operasyonu hazırlığının yapıldığı, işe alımlarda fişleme yapıldığı doğrultusunda haberlere yer verildiği tespit edilmiştir.
"KUMPAS MAHKEMEDEN DÖNDÜ"alt yazısı ve spikerin "Veskandal bir soruşturma daha mahkeme kapısından döndü. Kocaeli’de gözaltına alınan 11 Emniyet mensubunun tamamı serbest bırakıldı." sunumuyla başlayan haber alt sesin "Sırtını güce dayamış birilerinin kime ait olduğu bilinmeyen AKP’li havuz medyası üzerinden başlattığı skandal bir operasyon daha mahkeme kapısından döndü.Kocaeli’de 11 Emniyet mensubunu gözaltına almışlardı, mahkeme hepsini serbest bıraktı" sözleriyle devam etmiştir. Haber Kocaeli İstihbarat Şube eski Müdürü Özgür Nikbay'ın ifadeleriyle sürmüştür.
Bu haberin ardından ekrana "KUMPAS DEŞİFRE OLDU"alt yazısıyla gelen haber sunucunun "Polis avukatları bir kumpası daha deşifre etti. Havuz medyası yalan haberlerle Emniyet mensuplarını hedef gösteriyor. Bu kez Hanifi Avcı üzerinden polislere yeni soruşturma başlatma telaşındalar." sunumuyla başlayarak alt sesten verilen "Yaptığı yalan haberlerle Emniyet'e yönelik operasyonlara sebep olan havuz medyası bu kez de Hanefi Avcı üzerinden yeni bir algı operasyonu oluşturmanın peşinde."ifadesiyle devam etmiştir.
Bültende"hedef gösterilen polislerin avukatı"olarak tanımlanan Avukat Hüseyin Ataol'un "Bugün Sabah Gazetesi’nde çıkan işte Hanefi Avcı’ya kurulan kumpas deşifre oldu, ortaya çıktı gibi traji komik bir haberin hiç gerçekle, fiili vakalarla, dönemin oluşumlarıyla hiçbir ilgisi, uzaktan yakından alakası mevzubahis değildir." sözlerine yer verilmiş, avukatın 'Hanefi Avcı’ya kumpas kuruldu' yalanıyla yine Emniyet mensuplarının hedefe konulmak istendiğine dikkat çektiği belirtilmiştir. Daha sonra Avukat Ataol'un havuz medyasında yer alan bu yalan haberlerle Emniyet mensuplarına kumpas kurulduğunu söylediği ifade edilerek avukatın "Bunlar hakkında yeniden bir algı operasyonu oluşturmak, yeniden bir soruşturma zemini hazırlamak açısından yapılan haberler diye değerlendiriyorum. İşte bu takım girişimlerle aslında suçsuz, masum Emniyet görevlileri hakkında kumpas hazırlanmakta, haberin bizzat kendisi kumpas."açıklaması ekranlara getirilmiştir.(Klip1)
İlerleyen dakikalarda, "SÜLALE BOYU FİŞLEME" alt yazısıyla vesunucunun"AKP hükümeti fişlemeye devam ediyor. İçişleri Bakanlığı’na alınacak memur adayları amca, hala, dayı hatta üvey akrabalarına kadar fişlendi. İşte o fişleme listeleri." şeklindeki sunumuyla ekrana gelen haber isealt sesten verilen "AKP hükümetin fişleme skandalına bir yenisi daha eklendi. İçişleri Bakanlığı’na alınacak memur adaylarının akrabalarıyla birlikte fişlendiği ortaya çıktı, üstelik daha yeni. Hala, teyze, dayı, amca hatta üvey akrabaların bile özel hayatı didik didik edildi.Kimin hangi partiye veya görüşe mensup olduğu belirlenerek referans listeleri hazırlandı İşte o fişlemelerden bazıları: K:K: Ağabeyi Alperen Ocakları üyesi şahıslardan. Üvey amcası 2006 yılında DTP üyesi. B:Ö:C=Erkek kardeşi 2013’te Çankırı’da Gezi Parkı eylemlerine katıldı... (örnekler veriliyor) .2010 referandumu ile Anayasal suç haline getirilmesine rağmen fişlemelerin yakın dönemde yapıldığı dikkat çekiyor. Fişleme listelerinin polis alımında da kullanıldığı ortaya çıktı.Fişleme listelerinin yanı sıra AKP’li vekillerinin referans notları da alımlarda dikkat çekiyor. AKP Mersin Milletvekili Ahmet Tevfik Uzun’un Polis Teşkilatı Başkanı Yılmaz Çolak’a gönderdiği 'kurumunuz FYO mülakatına katılacak olan adaylarımızın isimleri, vatandaşlık numaraları aşağıda belirtilmiştir. Kişilere referans olduğumu belirtir bu konuda ilgi ve yardımlarınızı rica ederim.' notu bunu açıkça gözler önüne seriyor." sözleriyle ekranlara getirilmiştir.(Klip 2)
Sonuç olarak,Ana Haber Bülteni'nde yer verilen haberlerde kullanılan"Kumpas mahkemeden döndü/Sırtını güce dayamış birilerinin kime ait olduğu bilinmeyen AKP’li havuz medyası üzerinden başlattığı skandal bir operasyon/ Kumpas deşifre oldu/ Havuz medyası yalan haberlerle Emniyet mensuplarını hedef gösteriyor… polislere yeni soruşturma başlatma telaşındalar/AKP hükümeti fişlemeye devam ediyor."gibi yorumlu ifadelerle habere konu olan operasyonların 'kumpas' olduğu, skandal niteliği taşıdığı, bazı medya kuruluşlarının Emniyet mensuplarını hedef gösteren yayınlar yaptığı, AKP hükümetinin kişileri fişleme çabası içinde olduğu hususlarının vurgulandığı izlenmiş, yayının tarafsız bir tutum sergilemediği görülmüştür.
Sonuç olarak, SAMANYOLU HABER A.Ş'nin yaptığı bu yayınla6112 sayılı Kanunun 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır;..." hükmünüihlal ettiği değerlendirilmiştir.” şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Rapora konu olan tespitler ile önerilen ihlal maddesinin uygun olduğu kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe : Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın yazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca yapılan değerlendirmesi neticesinde;
Söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının ve video görüntülerinin tetkiki sonucunda; anılan haberde, haberciliğin en temel esaslarından tarafsız olma ve objektif davranma hususuna aykırı hareket edildiği, devletin yargı ve emniyet güçlerinin yapmış oldukları bir uygulamanın vatandaş nezdinde küçük düşürülmeye gayret edildiği, bunun da bizzat yayın kuruluşunun görevli spikeri ve haberin alt sesleri ile yapıldığı, dolayısıyla kamuoyunun bilgilendirildiği "haber" sunumunda olması gerekli nesnel bakış açısından uzak, yanlı bir tutum sergilendiği görülmüş, bu tarz bir yaklaşımın toplumda özgürce kanaat oluşumunaengel olabileceği düşünülmüştür. Bahse konu yayının 6112 sayılı kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendindeki; “Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz” yayın hizmet ilkesinin ihlal edildiği değerlendirilmiştir.
Söz konusu kuruluşa 06.02.2014, 16.02.2014 tarihli yayınları nedeniyle evvelce 26.02.2014, 12.03.2014 tarih ve 2014/14, 2014/16 sayılı toplantıda alınan 48,54 nolu Üst Kurul Kararlarıyla 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca uyarı yaptırımı uygulandığı Üst Kurul kayıtlarından anlaşıldığından; 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin tekraren ihlali nedeniyle, Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, anılan Yayın Kuruluşu hakkında “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması gerektiği, kanaatine varılmıştır.
1- İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ekim 2014 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 168.899,10 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezası 10.000 (onbin) (2014 yılı için yeniden değerleme oranına göre belirlenen 12.353 -onikibinüçyüzelliüç -) Türk Lirasından az olamayacağından 12.353 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
2- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Ankara Kamu Girişimci Şubesi TR98 0001 0025 3300 9999 9951 93 no’lu hesabına “6112 sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı Kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, dava açma süresi içerisinde peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, en geç 1 aylık süre içerisinde ödenmeyen idari para cezasının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,”
Oy birliği ile karar verildi.


