Toplantı No : 2014/57
Toplantı Tarihi : 11.11.2014
Karar No : 25
İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 27.10.2014 tarihli ve 2201 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“Genç TV logosuyla yayıncılık yapmakta olan ve künyede açık adresi bulunan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun, kuruluşları ile ilgili kimi iddialara ilişkin yapmış oldukları kamuoyu duyurusunda, İstanbul Yayıncılık ve İletişim Hizmetleri A.Ş. unvanlı yayın hizmet sağlayıcı kuruluşun Yönetim Kurulu Başkanı bulunduğu ilgi şikayet dilekçesi eklerinden anlaşılan "A.R. B." isimli şahsa ilişkin kişilik haklarını zedeleyecek türden yayın yapıldığı iddiası ile ilgili olarak müşteki vekili Avukat D. Ali Doğan'ın iddiaları çerçevesinde mevzu bahis yayın incelenmiş elde edilen bulgular ve bur çerçevede oluşan kanaat aşağıda sunulmuştur.
Genç TV logosuyla yayıncılık yapmakta olan kuruluşun, 7 Eylül 2014 tarihinde saat 12.00.55'te "Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur" başlığı ile ekrana getirmiş olduğu sözlü ve yazılı yayında "Bir süredir bazı şahısların televizyon kanalımızın adını kullanarak yaptıkları dedikodu ve spekülasyonlar hakkında açıklama yapmak zorunlu hale gelmiştir. Türkiye'de gençliğin ve genç kalanların kanalı Genç TV bu yıl kuruluşunun yirminci yılını kutlamaktadır. Ülkemizin ilk müzik kanalı olan Genç TV kuruluşundan bu yana aynı hissedarlık yapısını korumakta ve aynı yönetiler tarafından yönetilmektedir. Yirmi yıldır ortaklık yapısında bir değişiklik olmamıştır. Bu güne kadar tarafımıza ulaşan bilgilere göre bazı sahtekarların televizyon kanalımız Genç TV'nin kendilerine ait olduğunu iddia ederek hisse satmaya çalıştıkları hususunu dedikodu olarak ciddiye almadık. Ne varkı geçtiğimiz günlerde basına da yansıyan 'dolandırmaya çalıştığı kişiler tarafından tanınmayacak şekilde dövüldüğü' belirtilen A. R. B. isimli şahısla ilgili olarak 11.08.2014 tarihinde İstanbul Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün bilgimize başvurulmak üzere Şenliköy Polis Karakoluna daveti üzerine büyük bir dolandırıcılık çetesiyle karşı karşıya kaldığımız anlaşılmıştır. Emniyet Müdürlüğünden öğrendiğimiz kadarıyla kamuoyunda Süslü R. olarak tanınan eski oto galericisi A. R. B. ve eski şoförü Hüseyin Keklikçi ile onları destekleyen bazı şahıslar şirketimize ait televizyon kanalı Genç TV'yi satmaya çalışırken suçüstü yakalanmışlardır. Televizyon kanalının bedeli karşılığı, hisse satın almak isteyen mağdurlardan kaparo olarak para alındığı belirtilen A. R. B., tekrar para istemek için gittiği Yeşilköydeki mekanda televizyon kanalının hissedarı olmadığını itiraf etmek durumunda kalmıştır. Bu olay üzerine, hastanelik oluncaya kadar kadar dövüldüğü ve tanınmayacak halde evinin önüne bırakıldığı belirtilen A. R. B. isimli şahıs hakkında tarafımızdan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na nitelikli dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunulmuştur. Olayı yazan basının da belirttiğine göre daha önce çok sayıda dolandırıcılık tefecilik resmi evrakta sahtecilik ve hatta dolandırıcılıktan Yargıtay tarafından onanmış ve kesinleşmiş 4 yıl hapis cezası bulunan A. R. B. ve onun eski şoförü Hüseyin Keklikçi (Sıkık) ile televizyon kanalımızın hiçbir bağlantısı ya da ilgisi yoktur. Televizyon kanalımız satılık değildir. Hiçbir şahıs ya da kurumla bu tür bir görüşme yapılmamıştır. O nedenle Sayın Kamuoyunun bu tür dolandırıcılık olaylarına itibar etmemesini rica eder saygılarımızı sunarız. Genç TV." şeklinde bir metni izleyicilerine sunduğu tespit edilmiştir.
Söz konusu duyuru metninden ve ilgi şikayet dilekçelerinden de anlaşılacağı üzere Müştekinin ve hakkında şikayet bulunan şahsın iki farklı unvanlı şirkete sahip oldukları görülmektedir. Yine ilgi dilekçe eklerinden ve bahsi geçen kamuoyu duyurusunda da anlaşılacağı üzere "Genç TV" logosunun kime ait olduğu bilinememektedir. Bunun yanı sıra müştekinin ifade ettiği hususlar ile kamuoyu duyurusunda ortaya koyulan hususların adli yargının alanına giren çekişmeli bir konu olduğu görülmüştür. Müşteki vekilinin dilekçesinde belirtmiş olduğu tekzip metninin tebellüğ edilmiş olmasına rağmen iki gündür yayınlanmadığı şeklindeki beyanına ilişkin yapılan incelemede, T.C. İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 10.10.2014 tarih ve 2014/1529 Değişik İş sayılı Kararın B/1 başlıklı Hüküm Kısmında " Talepte bulunanın dilekçesi ekinde cevap ve düzeltme metni bulunmadığı tekzip talebi usul ve yasaya uygun olmayan Genç TV yayının durdurulması ve Genç TV'de tekzip metni yayınlanması talebinin Reddine" denilerek ilgili talebin reddedildiği görülmüştür.
Cevap Düzeltme hakkının kullanımına ilişkin usul ve esaslar 6112 sayılı Kanun'un 18'inci maddesinde düzenlenmiş olup bahsi geçen Kanun'un ilk fıkrasında "Gerçek ve tüzel kişiler, kendileri hakkında şeref ve haysiyetlerini ihlâl edici veya gerçeğe aykırı yayın yapılması hâlinde, yayın tarihinden itibaren altmış gün içinde, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmamak ve suç unsuru içermemek kaydıyla, düzeltme ve cevap yazısını ilgili medya hizmet sağlayıcıya gönderir. Medya hizmet sağlayıcılar, hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde, cevap ve düzeltmeye konu yayının yapıldığı saatte ve programda, izleyiciler tarafından kolaylıkla takip edilebilecek ve açıkça anlaşılabilecek biçimde düzeltme ve cevabı yayınlar. Düzeltme ve cevap hakkı doğuran programın yayından kaldırıldığı veya yayınına ara verildiği durumlarda, düzeltme ve cevap hakkı, yedi günlük süre içinde anılan programın yayın saatinde kullandırılır. Düzeltme ve cevapta, buna neden olan yayın belirtilir." denilmektedir. Aynı Kanun'un ikinci fıkrasında ise "Düzeltme ve cevabın birinci fıkrada belirtilen süre içinde yayınlanmaması hâlinde bu sürenin bitiminden; birinci fıkra hükümlerine aykırı şekilde yayınlanması hâlinde düzeltme ve cevabın yayınlandığı tarihten itibaren on gün içinde ilgili kişi, mahkemeden cevap ve düzeltmenin birinci fıkra hükümlerine uygun olarak yayınlanmasına karar verilmesini isteyebilir..." denilerek söz konusu hakka ilişkin yargı yolunun nasıl kullanılacağı ifade edilmiştir. Kanun'un üçüncü ve dördüncü fıkralarında ise yargısal safahatın nasıl tamamlanacağı "(3)Sulh ceza hâkimi, istemi üç gün içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Bu karara karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde yetkili asliye ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Asliye ceza mahkemesi itirazı üç iş günü içinde inceleyerek kesin karara bağlar. (4) Hâkim tarafından düzeltme ve cevabın yayınlanmasına karar verilmesi hâlinde, birinci fıkradaki yedi günlük süre, sulh ceza hâkiminin kararına itiraz edilmemişse kararın kesinleştiği tarihten; itiraz edilmişse asliye ceza mahkemesi kararının tebliği tarihinden itibaren başlar." şeklindeki hükümlerle tanımlanmıştır. Kanun hükümlerine ve müştekinin ilgi dilekçesine ve ilgili Sulh Ceza Hakimliği kararına bakıldığında cevap ve düzeltme hakkına ilişkin sürecin hukuka uygun olarak işletilmediği ve söz konusu safahatın tamamlanmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıda ifade edilen hususlardan farklı olarak, Müşteki şahıs ile ilgili, kamuoyu duyurusunda A. R. B. ve Hüseyin Keklikçi isimli kişilerin adlarının açık bir biçimde kullanılmış olduğu, adı geçen şahıs ile ilgili dolandırıcı, çete, sahtekar gibi hukuki anlamda karşılığı da bulunan kimi sıfat ve nitelemelerin yapıldığı tespit edilmiştir. Bilindiği gibi evrensel hukuk ilkelerinin başında "masuniyet karinesi" ya da "masumiyet karinesi" olarak bilinen; yargı kararı ile kesin olmadıkça herkesin suçsuz olduğu yaklaşımı gelmektedir. Bir yayıncı kuruluşun, kendi tüzel kişiliği, şirket yapısı, satışı, ortaklığı gibi konularda mevcut durumunu beyan eden bir metni ya da haberi hissedarlarıyla, izleyicilerle ve/veya kamuoyu ile paylaşılmasında bir beis bulunmamaktadır. Ancak söz konusu mevcut duruma ilişkin haber verme ya da duyuru yapma türünden bir yayıncılık ortaya koyulurken, farklı mağduriyetlerin oluşmasına; konuya ilişkin hakkında yargı kararı bulunmayan gerçek ya da tüzel kişilerin şahsiyet, nam ve onurlarını zedeleyecek türden niteleme ve ifadelerin kullanılmasına izin verilmeyecek biçimde bir yayıncılığın yapılması esastır. Medya sağlayıcı kuruluşun kendi tüzel kişiliği ve mevcut durumu ile ilgili bir duyuru yaparken yukarıda ifade edilen yayıncılık esasına uygun davranmayarak, iddiaya konu kişilerin kimliklerini açıkça vererek bunların onur, nam ve şahsiyetlerini zedeleyecek türden ifadeler kullandığı tespit edilmiştir.
Sonuç olarak; Genç TV logosu ile yayıncılık yapmakta olan kuruluş hakkında ilgi dilekçeyle tarafımıza tevdi edilen hususlara ilişkin yayın incelenmiş olup;
- a) Yapılan yayınlarla ilgili cevap ve düzeltme hakkına ilişkin uygulamanın 6112 sayılı Kanun'un 18'inci madde hükümlerine uygun olmadığı ve söz konusu hakkın kullanımına ilişkin uygulamaya ilişkin safahatın yeniden başlatılması gerektiği;
- b) Bahsi geçen yayının yukarıda ifade edilen gerekçeler nedeniyle 6112 sayılı Yasanın 8'inci maddesinin ilk fıkrasının (ç) bendinde yer alan "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." hükmünü ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.”
şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
GENÇ TV Yayın Kuruluşu'nun söz konusu yayını ile 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendini ihlal ettiği, kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe : Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın yazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 54 üncü maddesinde; “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu” belirtilmiş, 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a)-1 alt bendinde ise; “başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet halleri arasında sayılmıştır.
GENÇ TV logolu kuruluş tarafından yayınlanan söz konusu kamuoyu duyurusunda, şikayet sahibi şahsın isminin açık bir biçimde kullanılarak, anılan şahıs ile ilgili onur, nam ve şahsiyetlerini zedeleyecek türden “dolandırıcı, çete, sahtekar” gibi sıfat ve nitelemelerin yapıldığı, dolayısıyla iddiaya konu kişilerin kişilik haklarını zedeleyecek ve haksız rekabete neden olabilecek türden ifadeler kullanıldığı görülmüştür.
Tarafların iki farklı unvana sahip şirket oldukları dikkate alındığında, GENÇ TV yayın kuruluşu tarafından yayınlanan kamuoyu duyurusunda kullanılan ifadeler nedeniyle, 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (j) bentlerinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla; Yayın Kuruluşu’nun; söz konusu yayını ile 6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (j) bentlerinin ihlali nedeniyle uyarılmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; GENÇ TV logosuyla yayın yapan EMC RADYO TELEVİZYON VE TELEKOMÜNİKASYON YAYINLARI A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan; "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." ve (j) bendindeki; “Haksız çıkarlara hizmet eden ve haksız rekabete yol açan unsurlar içeremez.” hükümlerinin ihlali nedeniyle, aynı Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “UYARI” YAPTIRIMININ UYGULANMASINA, aynı yayın ilkesinin tekraren ihlali halinde, Kanunun 32 nci maddesinin İkinci fıkrasında yer alan; “Uyarının ilgili kuruluşa tebliğinden sonra ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir.” hükmü uyarınca idari para cezası yaptırımı uygulanacağının yapılacak tebligatta bildirilmesine, oy birliği ile karar verildi.


