“Memleket Meselesi” adlı yayın.
İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 23.12.2015 tarihli ve 1905 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“İLGİ : 21.10.2015 tarih ve 32395 no'lu evrak ile gelen Fettullah GÜLEN vekili Av. Nurullah
ALBAYRAK'ın şikayet dilekçesi.
A Haber logolu medya hizmet sağlayıcı kuruluşta her salı saat 22:00'de sunuculuğunu Salih NAYMAN'ın yaptığı "Memleket Meselesi" adlı yorum programı yayınlanmaktadır. Türkiye ve dünya gündeminde meydana gelen olayların değerlendirildiği programın 06.10.2015 tarihli bölümüne Mehmet METİNER, Şeref OĞUZ, Bülent AKARCALI ve İhsan AKTAŞ konuk olarak katılmışlardır.
Fettullah GÜLEN Vekili Av. Nurullah ALBAYRAK ilgi yazı ile Üst Kurula başvurarak A HABER adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 06.10.2015 tarihinde saat 22:00'de yayınlanan "Memleket Meselesi" adlı programda;
-"Bu gerçekten dini bir cemaat mi bu? Biri Brüksel'e yerleşiyor Fetullah SABBAH Pensilvanya'da, İsrail Mescid-i Aksa'yı ayaklarıyla çiğner ama Fetullah GÜLEN bir din alimi bir demeç vermeyi düşünmez. Bir sürü Avanak Avniler çıkar. Bankaları var ve bir dini cemaatin niye bir bankası olur onu da bilmem. Hala buna hizmet hareketi diye bakan kardeşlerimiz var. Ekrem DUMANLI'nın yurtdışı yasağı var ama herhalde botlarla Yunanistan'a kaçırılır. Fetullah GÜLEN örgütünün böyle bir becerisi var. Burası Gavuristan ya belki de hicret eder. Biraz düşünsünler ya ne olur ya çok mu afyon içirdiler bu insanlara anlamıyorum ya. Tamam haşhaşilik boyutu var anlıyoruz da... 7 Haziran'da Kandil, HDP Pensilvanya'yı kurtardı ama 1 Kasım'da kurtaramayacak. Kaçabilecek olanlar kaçsınlar bavullarını hazırlasınlar yani. Hasan Sabbah mezarından kalksa var ya bu Fetullah Sabbah'ı görse Allah Allah der yani " şeklinde ifadelerin kullanıldığını iddia etmiştir.
-Dilekçenin devamında; Program içeriğinde konuşmacılar, müvekkilim ve sevenleri hakkında bu konuda verilmiş bir mahkeme kararı olmadığı halde 'Fetullah Gülen Örgütü, Fetullah Sabbah' ifadelerini kullanarak çeşitli suçlamalarda bulunmuş, onları hedef göstermiştir. Muhatap kanal ve konuşmacılar halkı gerçek bilgilerden haberdar etme amacı gütmemekte müvekkilim hakkında iftira niteliğinde iddialar ortaya atarak müvekkilimin kamuoyunda itibarını zedelemeyi ve kin ve nefretin odağı haline getirmeyi hedeflemektedir. Kanalın, yayınladığı çoğu programda ve konuşmacının katıldığı programlarda sözü bir şekilde müvekkilim ve sevenlerine getirmeleri de bu iddiamızı destekler mahiyettedir. Medyanın toplum üzerindeki etkileyici gücü göz önünde bulundurulduğunda söz konusu algı çalışmalarının, müvekkilimin kişilik haklarına yönelik zararının boyutu daha iyi anlaşılacaktır. Kaldı ki yargılama devam etmektedir. Konuşmacıların ifadeleri, yargıya intikal eden bir olayda olayın tek taraflı aktarılmasına, kişilerin kamuoyu nezdinde mahkum edilmesine neden olmaktadır. Bu durum 6112 sayılı Kanun'un 8/i'de belirtilen "Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilan edilemez veya suçluymuş gibi gösterilemez, yargıya intikal eden konularda yargılama süresince, haber niteliği dışında yargılama sürecini ve tarafsızlığını etkiler nitelikte olamaz.' hükmüne aykırılık teşkil etmektedir." denilmiş ve söz konusu yayının, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Yayın Hizmeti İlkeleri" başlıklı 8' inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (c), (ç), (e), (ı), (i) ve (k) bentlerine aykırı olduğu ve bu nedenle mezkur medya hizmet sağlayıcı kuruluş hakkında idari para cezası ile birlikte, idari tedbir kararı verilmesi istenmiştir.
Söz konusu yayın ve dilekçede yer alan deşifre metinleri incelenmiş olup, şikayet edilen hususlara ilişkin tarafımızca yapılan deşifre metnine ve yapılan tespitlere aşağıda yer verilmiştir.
Programın sunucusu Salih NAYMAN, Zaman gazetesi genel yayın yönetmeni Ekrem DUMANLI'nın istifasının nedenleri ile ilgili olarak sözü Mehmet METİNER'e vermiş ve bu konu hakkındaki görüşlerini açıklamasını istemiştir.
Klip-1'den de görüleceği üzere konuk Mehmet METİNER bu konuyla ilgili olarak "Bu hakikatten dini bir cemaat mi bu? Bu anlattığınız şeyler, bu komitacılık, çeteleşme, gruplaşma (Şeref OĞUZ: Daha ziyade çok uluslu bir şirketin yönetim kuruluna benziyor) Birisi Brüksel'e yerleşiyor. Brüksel nerenin merkezi olduğunu çok iyi biliyoruz. Fetullah Sabbah Amerika'da. Maşallah İsrail Mescid-i Aksa'yı ayaklarıyla çiğner, Filistinli kardeşlerimizi katleder. Ama Fetullah Gülen bir din alimi bir demeç vermeyi düşünmez. Bir sürü böyle avanak Avniler çıkar. Bankaları var. Bir dini cemaatin neden bankası olur onu anlamam. Hadi okulları olmasını anlarsın da bankaları var. Ve hala buna "Hizmet hareketi" gözüyle bakan kardeşlerimiz var. Yani Ekrem DUMANLI şu an yurtdışına çıkışı yasak ama herhalde botlardan birisiyle Yunanistan'a falan kaçırılır. Fetullah GÜLEN örgütünün böyle bir şeyi var. Becerisi var. Belki de hicret eder.Ya burası Gavuristan ya. İsrailde meşru bir otorite var.Tabi orada Mavi Marmara'ya biner gidersen İsrail'in meşru otoritesinden izin almadan o olmaz.Yani sen şehit de sayılmazsın yani nasıl İsrail'de meşru bir otoriteden izin almadan yola çıkarsın. Bir de İsrail'i sıkıntıya sokarsın yani. Peki ya burası Gavuristan mı yani? Nereye hicret ediliyor yani? Mekkeden Medineye mi hicret ediliyor yani? Bu enteresan yani. Hala bu cemaat bu camiaya cemaat gözüyle bakan hizmet hareketi gözüyle bakan kardeşlerimize sesleniyorum ya. Ya biraz düşünün ne olursunuz ya. Çok mu afyon içirdiler bilmiyorum yani. Tamam haşhaşilik boyutu var anlıyoruz da. Tabi yani o bildiğimiz afyondan bahsetmiyorum yani. O başka bir iksir. Tamam mesih ya bir mesih ya sonuçta mesih diyorsun mehdi diyorsun. Kıblemiz işgal altındayken kıblemize kirli çizmeler girerken insan bir çıkıp tepki vermez mi ya. Bu mesih müslümanların hangi işine yarıyor Allah aşkına. Bir tek Tayyip ERDOĞAN'la harb etmesini çok iyi biliyor bu. Ha onda da yenilecek.Yani 7 Haziran da HDP, Kandil Pensilvanya'yı kurtardı ama 1 Kasım da kurtaramayacak. Öyle bavullarını hazırlasınlar. Kaçabilecek olanlar kaçsınlar... Yani Hasan Sabbah mezarından kalksa var ya bu Fettullah Sabbah'ı gördükten sonra Allah Allah der yani." şeklindeki sözleriyle açıklamalarda bulunmuştur.
Yayın yoluyla düşünceyi açıklama özgürlüğünün kapsadığı bir hak da olayların eleştirisidir. Bu hakkın hukuka aykırı nitelik taşımadan kullanılabilmesi için eleştiri ile bu konunun kamuoyuna açıklanış biçimi arasında düşünsel bir bağlılığın olması gerekir. Başka bir ifadeyle, yayında kullanılacak ifadeler ölçülü bir dille ekrana getirilmelidir. Görevlerinden biri de halkı bilgilendirmek olan medyanın, haberleri verirken eleştiri ve yoruma yer vermesi son derece doğaldır. Üstelik hakkında eleştiri yapılan kişiler siyasetçi, gazeteci, akademisyen, sanatçı gibi yaptıkları görevler nedeniyle büyük oranda kamuya mal olmuş kişiler ise bu eleştiri sınırının daha geniş tutulması da doğaldır.
Doğal haklardan kabul edilen ifade hürriyeti, çoğulcu demokrasilerde, vazgeçilmez ve devredilmez bir niteliğe sahiptir. Öğretide değişik tanımlara rastlanmakla birlikte, genel bir kabulle ifade/düşünce hürriyeti, insanın özgürce fikirler edinebilme, edindiği fikir ve kanaatlerinden dolayı kınanmama, bunları meşru yöntemlerle dışa vurabilme imkan ve özgürlüğüdür. Demokrasinin "olmazsa olmaz şartı" olan ifade hürriyeti, birçok hak ve özgürlüğün temeli, kişisel ve toplumsal gelişmenin de kaynağıdır.
Toplumun ilerlemesi ve bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade hürriyeti, sadece kabul gören, zararsız veya kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerlidir. (Prof. Dr. D. Tezcan, Yard. Doç. M. R. Erdem, Yrd. Doç. O. Sancaktar, Türkiye'nin İnsan Hakları Sorunu, 2. Baskı, sf. 462)
"Paralel Yapı" tartışmaları, son dönemde Türkiye gündeminin başlıca konularından birisi olmuştur. Bu tartışmaların, söz konusu yapının yurt içi ve yurt dışındaki gizli veya açık faaliyetlerinin kamuoyu tarafından tüm yönleriyle bilinmesi açısından son derece yararlı olduğu ve bu bilgilerin kamunun yararına olduğu açıktır. Bu nedenle, mezkur yapılanma ile ilgili iddiaların gündeme getirilmesinde kamu yararının olduğu değerlendirilmiştir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/7864 Esas ve 2015/1693 Karar sayılı kararında Fetullah GÜLEN hakkında, "Katılan her ne kadar siyasetçi değilse de, kendisinin ve lideri olduğu cemaatin gerçekleştirdiği söylem ve faaliyetler ile bunların topluma etkileri itibariyle ülkemizin son dönemdeki siyasi gündeminde ön sıralarda yer almış ve kamuya mal olmuş bir kişidir. AİHM kararlarına göre, kamuya mal olmuş kişilere yönelik açıklamalar ve eleştirilerde ifade özgürlüğü hakkını kullanan kişi daha geniş bir korumadan yararlanmaktadır." denilmektedir. Bu nedenle, program konuğu Mehmet METİNER'in Fetullah GÜLEN ve onun lideri olduğu iddia edilen yapılanma hakkındaki sözlerinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Sonuç olarak, mezkur yayında, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'a herhangi bir aykırılık tespit edilmemiştir.”
Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Rapora konu olan tespitler ile önerilen ihlal maddesinin uygun olduğu kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın yazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca yapılan değerlendirmesi neticesinde;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu yayına ait deşifre ve video kayıtlarının tetkiki sonucunda; anılan yayında; "Paralel Yapı" tartışmaları ile ilgili ileri sürülen düşüncelerin ifade özgürlüğü kapsamında olduğu değerlendirilmekle ilgili yayının, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'a aykırı bir husus oluşturmadığı kanaatine varılmıştır
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 24.02.2016 gün ve 12 sayılı toplantıda aldığı 2 no.lu karara karşı oy yazısı.
Ersin ÖNGEL Şerhidir.
Üst Kurulun 24.02.2016 gün ve 12 sayılı toplantıda aldığı 2 no.lu karara karşı oy yazısı.
Süleyman DEMİRKAN Şerhidir.
Üst Kurulun 24.02.2016 gün ve 12 sayılı toplantıda aldığı 2 no.lu karara karşı oy yazısı.
İsmet Özdal DEMİRDÖĞEN Şerhidir.


