İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 18.08.2017 tarih ve 821 sayılı yazısına konu BEDİR TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 15.08.2017 tarihinde saat 22:36’da yayınladığı “Hizmet Bahçesi” adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 15.08.2017 tarihinde saat 22:36’da yayınladığı “Hizmet Bahçesi” adlı programda, sunucu tarafından; Şimdi ekran başında bizi izleyen izleyicilerimiz. Hocam karımla aramda sıkıntı var, eşimle aramda muhabbetsizlik var. Aynı evin içinde iki düşman gibiyiz, birbirimize karşı saygımız kalmadı diyen izleyenlerimiz var. Bugün ekran başında sorunlar yaşayan kardeşlerimize aile içi muhabbet ayetini canı gönülden tavsiye ediyoruz. Bunun yanında hocam bana büyü yapıldı, sihir yapıldı. İşe gidemiyorum, ruhsal sıkıntılar yaşıyorum diyen kardeşlerimize nazar duası ALLAH nasip ederse hediye edeceğiz. Bitti mi ? Bitmedi. Hocam, gece uyurken hareketler görüyorum, sesler duyuyorum, ışıklar görüyorum. Çocuğum ağlayarak uyanıyor diyen kardeşlerimiz oluyor. Cin musallatından korkan, bana Cin mi musallat oldu, karanlıkta birileri önümden geçiyor hissiyatına kapılıyorum diyen kardeşimize Cin Mektubu'nu hediye olarak göndereceğiz. Ve en önemlisi korunmuş sır. Bu çok önemli. Eşim eve gelmiyor, eşim alkol bağımlısı, çocuğum madde bağımlısı, aile içerisinde huzursuzluk yaşıyoruz diyen kardeşlerimize korunmuş sırrı mühürlü şeri ile beraber gönderiyoruz. Bu gönderdiğimi bir su kabına koyuyorsunuz 21 gün boyunca hem suyu içeceksiniz, yemeğinize koyun, çayınıza koyun....", 5 Adet Nazar Duası-5 Adet Cin Mektubu-5 Adet Aile İçi Muhabbet Ayeti - Esraru'l Ecnan Kitabı 1 Adet Korunmuş Sır - 0 212 975 07 91 49TL+Kargo" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelerle, korkular gibi psikolojik kökenleri olabilecek sağlık sorunlarına çözüm olarak sunularak, sağlık beyanıyla tanıtım ve satışına yönelik yayın yapıldığı görülmüştür.
Bilindiği üzere, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasında; "...Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bunların tanıtım veya satışlarının internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortam üzerinden yapılması hâlinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Diğer yandan, 26 Ağustos 2011 tarih ve 28037 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri Hakkındaki Yönetmeliğin Tanıtım Faaliyetlerinin Kapsamı ve Esaslarının anlatıldığı 5’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında "Beşerî tıbbi ürünlerin internet dâhil halka açık yayın yapılan her türlü medya ve iletişim ortamında program, film, dizi film, haber ve benzeri yollarla doğrudan veya dolaylı olarak topluma tanıtımı yapılamaz." hükmü,
Gıda kapsamında değerlendirilerek izin verilen ürünlere ilişkin, 5996 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 3.fıkrasında ise "...bir hastalığı önleme, tedavi etme veya iyileştirme özelliğine sahip olduğunu bildiren veya böyle özelliklere atıfta bulunan ifadeler yer alamaz..." hükmü yer almaktadır.
Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun 13.02.2013 tarih ve 18816847 sayılı yazısında; insan sağlığına doğrudan veya dolaylı olarak faydalı olduğunu yahut hastalıklara veya belirtilerine karşı etkili olduğunu, koruduğunu, tedavi ettiğini belirten ileri süren veya ima eden tüm ifadeler sağlık beyanı olarak kabul edildiği, endikasyon belirtilen ürünler için Sağlık Bakanlığınca ruhsat düzenlenmesinin gerekmekte olduğu, Bakanlıktan ruhsatlı/izinli ürünlerin de "1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu'nun 1. maddesinde yer alan "Tabip reçetesi ile verilmesi meşrut olanlar ancak reçete mukabilinde ve diğerleri reçetesiz olarak, münhasıran eczanelerle ecza ticarethanelerinde kanunu mahsusuna tevfikan satılır." açık hükmü kapsamında münhasıran eczane ve ecza ticarethanelerinde satılmasının zorunlu olduğu ve diğer yandan söz konusu ürünlerin 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 43. maddesindeki "Zehirli veya kimyevi maddelerle tıbbi ecza ve müstahzarların müsaadesiz satılması yasaktır. Bunları müsaadesiz satan veya satmak üzere dükkânında bulunduranlar Türk Ceza Kanunu'nun 193 üncü maddesine göre cezalandırılır." hükmü gereğince televizyon, radyo aracılığı ile sağlık beyanı belirtilerek ürün satışı ve pazarlanmasının uygun olmadığı ifade edilmiştir.
Bahse konu ürünlerin tanıtım ve satışına yönelik ihlale konu yayında, reklamı yapılan kitap ve beraberindeki dua hediyelerinin cin musallatından korkma, geceleri uykudan sıçrayarak uyanma, sesler duyma, ışıklar görme, arkasında hareketler görme, korkular gibi ruh sağlığının iyi olmadığını gösteren durumlara çare olarak gösterildiği, tanıtımı yapılan ürünlerden bazılarının cin musallatından korkma, geceleri uykudan sıçrayarak uyanma, sesler duyma, ışıklar görme, arkasında hareketler görme, korkular gibi psikolojik kökenleri olabilecek sağlık sorunlarına çözüm olarak sunulduğu ve ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla tanıtımının yapıldığı sabit olup, tedavide etkinliği ve emniyeti kanıtlanmamış olan ürünlerin sağlık beyanı ile tanıtılması ve bu tanıtımda yer alan ifadelerin, insanların hastanelere, tıp doktorlarına ve tıbbi tedavi yöntemlerine duydukları güvenin sarsılmasına neden olabileceği ve toplum sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda yer alan açıklamalar dikkate alındığında; ihale konu yayında, söz konusu ürünlerin sağlık beyanı ile tanıtım ve satışının yapılmasının, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasına ve ilgili mevzuatına aykırılık taşıdığı, dolayısıyla mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına... yer verilemez..." hükmünün ihlal edildiği,
Ayrıca, söz konusu yayının bir ticari iletişim yayını olduğu ancak yayının başlangıcında ticari iletişim kapağı kullanılmadığı dolayısıyla, 6112 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinin 1’inci fıkrasında yer alan "Televizyon ve radyo yayın hizmetlerinde reklamlar ile tele-alışveriş, sesli ve/veya görüntülü bir uyarıyla açıkça fark edilebilecek ve program hizmetinin diğer unsurlarından kolaylıkla ayırt edilebilecek biçimde düzenlenir." hükmünün ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Anılan yayın kuruluşu hakkında; 6112 sayılı Kanun'un 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, %1 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Kuruluş hakkında evvelce Üst Kurul’un 31.05.2017 tarih ve 2017/22 sayılı toplantısında alınan 25 No’lu karar ile, 14.05.2017 tarihinde saat 15:12’de yayınladığı “500 Yıllık 81 Çeşit Sırlı Bitkiler Macunu” isimli ürünün ticari iletişim yayınına ilişkin olarak; 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin 4’üncü fıkrasının ihlali nedeniyle idari para cezası ile 5 kez program durdurma müeyyidesinin uygulandığı Üst Kurul Kayıtlarından anlaşılmış olmakla; anılan yayın ile 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasının bir yıl içinde tekraren ihlali nedeniyle; Kanun 32’inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca anılan yayın kuruluşu hakkında ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat ve kuruluşa ait müeyyide sicili göz önünde bulundurularak, 10 gün süre ile yayınının durdurulmasına, karar verilmesi takdir edilmiştir.
Bu itibarla;
1) BEDİR RADYO TELEVİZYON VE YAYINCILIK A.Ş. unvanlı ve “BEDİR TV” logolu kuruluşun yayının başlangıcında ticari iletişim kapağı kullanmaması nedeniyle, 6112 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Televizyon ve radyo yayın hizmetlerinde reklamlar ile tele-alışveriş, sesli ve/veya görüntülü bir uyarıyla açıkça fark edilebilecek ve program hizmetinin diğer unsurlarından kolaylıkla ayırt edilebilecek biçimde düzenlenir." hükmünün ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. (…) İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Temmuz 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2017 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 14.908 (ondörtbindokuzyüzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. …” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
2) BEDİR RADYO TELEVİZYON VE YAYINCILIK A.Ş. unvanlı ve “BEDİR TV” logolu kuruluşun 15.08.2017 tarihinde "Hizmet Bahçesi" adlı programda, sağlık beyanıyla tanıtım ve satışına yönelik ticari iletişim yayınına yer vermek suretiyle, 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasının tekraren ihlali nedeniyle; 6112 sayılı Kanun’un 32’inci maddesinin 5’inci fıkrasında yer alan "8 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerindeki ilkelerle dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının on güne kadar durdurulmasına; ikinci tekrarı halinde ise, yayın lisansının iptaline karar verilir." hükmü uyarınca, yayının ON (10) GÜN SÜREYLE DURDURULMASINA,
Geçici yayın durdurma kararının uygulanmasında; Medya hizmet sağlayıcı kuruluşun, Üst Kurul Kararının tebliğini müteakip saat 00:00’dan başlayarak logosunun yer aldığı ekranda; “Yayınımız, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından 15.08.2017 tarihli yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirlenen ‘Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına... yer verilemez...’ ilkesinin tekraren ihlali gerekçesiyle 10 gün süre ile durdurulmuştur.” metnine yayın durdurma süresince okunur şekilde yer vermesine,
Kuruluşa yapılacak tebligatta;
6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "8 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerindeki ilkelerle dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin …. ikinci tekrarı halinde ise, yayın lisansının iptaline karar verilir.… Programlarının yayını veya yayınları süreli durdurulan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen kararın gereklerine aykırı olarak yayınlarına devam etmesi halinde yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükümleri uyarınca yayın lisans iptaline karar verileceği,
Ayrıca yayınlarına devam etmesi halinde, 6112 sayılı Kanun'un 33’üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “… yayınları Üst Kurul tarafından geçici olarak durdurulmasına … rağmen yayın yapan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü, bir yıldan iki yıla kadar hapis ve bin günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Tüzel kişiler hakkında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 60 ıncı maddesindeki güvenlik tedbirleri uygulanır. İzinsiz olarak faaliyetine devam eden yayın cihaz ve tesisleri Üst Kurulca mühürlenerek kapatılır.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği,
Hususlarının bildirilmesine,
3) Ayrıca, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasındaki; "...Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bunların tanıtım veya satışlarının internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortam üzerinden yapılması hâlinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanır." hükmüne göre takdir ve ifası için ilgililer hakkında işlem yapılması talebiyle dosyanın Sağlık Bakanlığı'na gönderilmesine,
4) Reklam Kurulu Yönetmeliğinin 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirlenen “Ticari reklam ve haksız ticari uygulamaları, (a) bendinde belirlenen ilkeler çerçevesinde incelemek ve gerektiğinde denetim yapmak” hükmünün uygulanması ve uygun görülmesi halinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Ceza hükümleri” başlıklı 77 nci maddesinin on ikinci fıkrası hükümleri uyarınca işlem yapılmasını teminen dosyanın Reklam Kurulu’na gönderilmesine,
5) İhlale konu yayında sipariş hattı numaralarının kullanılması nedeniyle, dosyanın; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan; “Abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak.” ve “Tüketicinin ve son kullanıcının korunması” başlıklı 48 inci maddesindeki; “Kurum, elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmelerine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirler.” hükümleri kapsamında, değerlendirilmek üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na gönderilmesine,
6) Söz konusu raporun yayın deşifre metinleriyle birlikte Diyanet İşleri Başkanlığına gönderilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


