İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 18.08.2017 tarih ve 822 sayılı yazısına konu BEDİR TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 16.08.2017 tarihinde saat 21:25’de yayınladığı “Hizmet Bahçesi” adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, BEDİR TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 16.08.2017 tarihinde saat 21:25’de yayınladığı, program başlangıcından bitimine kadar "Sor Yazın, Anne Adınızı Ve Kendi Adınızı 6656'ya Gönderin", zaman zaman da "Canlı Bağlantı: 0212 975 09 59" ibaresinin ekrana yansıtıldığı ve canlı yayın telefon bağlantısı yapılarak canlı görüşmelerin yapıldığı “Hizmet Bahçesi” adlı programda; sunucu ve onunla birlikte, kendini hoca veya alim olarak tanıtan bir zat eşliğinde “- "Havva oğlu Güler sağlık için büyü var mı demişler?"- "Cenab'ı Allah bu sıkıntılardan hıras eylesin. Kardeşimizin şuanda ruhsal olarak biraz sıkıntıları var. Takıntıların var. Sağlığında fazla birşey değil ama biraz boğazınızla ilgili sıkıntı yaşayabilirsiniz. Rabbim Şafi ismiyle şifa versin inşallah." - "Evet makbule oğlu Oğuzhan sağlık durumu ve evlilikle alakalı durumum demiş hocam"- "Kardeşimizin şuanda sağlıkla ilgili hem kulağında hem de midesinde sorun var. O da sizi hem rahatsız ediyor hem de daraltıyor bunun için Cenab'ı Allah Şafi ismiyle şifa bulur kardeşimiz kanteron otu kullansın inşallah şifa fayda görürler." - "İsmim Ahmet anne ismim Yeter . Eşimin ismi Nazan anne ismi Nazan . Eşim evi tert etti. Bir çocuğumuz var eşim evi terk etti. Sonumuz ne olur?" Büyü var mı Hocam demişler."- ”Şimdi eşlerin birbirine anlayış göstermemesi işte ne bileyim telefondan vs. bu şekilde kıskançlık boyutunda olan Allah muhafaza eşlerin birbirine sahip çıkmaması bunu da getirip büyü değil ama biraz kişisel olarak bunlarda nazar var büyü değil." şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İslam dini açısından insanların birbirine dua etmesi güzel bir davranış olarak görülmüş ve teşvik edilmiştir. İnanç ve duanın maddi ve manevi sıkıntıların giderilmesinde etkisi önemlidir, fakat duanın dini anlamda önemi ve değeri yadsınmamakla birlikte dua ticari bir amaçla kullanılmamalı, inanç ve dua tıbbi tedaviye ikame bir yöntem olarak sunulmamalıdır. Dolayısıyla maddi sebeplere başvurmaksızın ve bir çaba harcamaksızın, bir anlamda fiili dua gerçekleştirmeksizin sadece duanın okunması, asılması veya takılması suretiyle insanların maddi, manevi sıkıntılar ve hastalıklardan kurtulacaklarına inandırılmasının duanın özüne aykırı bir tutum olduğu, bu durumun insanların dini duygularının sömürüsü ve manevi duygularının istismarı niteliğinde olduğu söz konusu programda hoca olarak adlandırılan kişi tarafından, sadece kişilerin ailelerinden birkaç kişinin isim bilgisine binaen bu kişilerle ilgili sağlık, evlilik, büyü...gibi konular üzerinde yorumlar yapıldığı ve yönlendirmelerde bulunulduğu, bu tür bir uygulamanın dinimizde herhangi bir karşılığının bulunmadığı, bu türlü batıl yollarla insanların dini değerler kullanılarak istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
1) 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan "Kişileri …. batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. …” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Temmuz 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2017 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 14.908 (ondörtbindokuzyüzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. …” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
2) İhlale konu yayında iletişim hattı numaralarının kullanılması nedeniyle, dosyanın; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan; “Abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak.” ve “Tüketicinin ve son kullanıcının korunması” başlıklı 48 inci maddesindeki; “Kurum, elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmelerine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirler.” hükümleri kapsamında, değerlendirilmek üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na gönderilmesine,
3) Söz konusu raporun yayın deşifre metinleriyle birlikte Diyanet İşleri Başkanlığına gönderilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


