İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 18.10.2017 tarih ve 963 sayılı yazısına konu BEDİR TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 18.09.2017 tarihinde saat 12:50’de yayınladığı ticari iletişim yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 18.09.2017 tarihinde saat 12:50’de yayınladığı, "Yemen Zırhı Taşı" isimli ürünün ticari iletişim yayınında, “Önce Allah... Bana çok iyi geldi... Sokakta satılan 1 TL'lik muskalarmış vs. ben bunlara inanmam açık söyleyeyim. Hocaya gidenler var mesela aklım almıyor... Çok karamsardım açıkçası öncesinde yalan olmasın... Alıp taktım. Sonra gerçekten böyle psikolojik manada inanılmaz derecede olumlu şeylerini gördüm... Günlerce Konuşuldu, Merak Edildi. O her şeyden koruyan, nazarı büyüyü defeden, muazzam bir enerji sağlayan, büyük bir güçtü! O ZIRHTI! N. D.'ın da üzerinden bir an olsun ayırmadığı, herkesin bilmediği, bilenlerin de vazgeçemediği YEMEN ZIRHI!...Yüzyıllardır sarıp sarmalayan, demir zırhlardan daha çok koruyan, Hz.Muhammed(s.a.v.)'in suretinden gelen güç. Artık Sır Yok, Korku Yok. Kötülükten, kötülüklerin şerrinden korunma vakti. (Manevi Güç Katar. Fakirliği Önler. Nifakı Ortadan Kaldırır.)…Ufacık bir taş. Devasa bir güç. Allah'ın nimet buyurduğu akik, Peygamberimiz Hz.Muhammed(s.a.v.)'in mirasıyla birleşti. Akıl almaz mucizeler baş gösterdi. Neler mi oldu? Yemen Zırhına Bürünenler Nelerin Üstesinden Geldi?, "Bilgi için hemen arayın. Yemen Zırhı Taşı 0212 975 07 78. 49.90 TL+KARGO" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelerle ürünün; kişileri tüm tehlikelerden, kazalardan, belalardan, fakirlikten, tembellikten, karamsarlıktan, nazarlardan, büyüden, hastalıktan ve uykusuzluktan koruduğunun belirtildiği ve sağlık sorunlarına bir çözüm olarak sunulduğu ve ürünün sağlık beyanıyla tanıtım ve satışına yönelik yayın yapıldığı görülmüştür.
İnanç ve duanın maddi manevi sıkıntıların giderilmesindeki etkisi önemlidir. Ancak dualar, dini ibareler vb. ticari amaçlara alet edilmemelidir. Bu yayınla, yayın kuruluşunda tanıtımı yapılan kolyenin gücüne güvenebilecek izleyicilerin, bilimsel tıbbi tedavileri almaktan geri kalabilecekleri ve sağlık problemlerinin daha da derinleşebileceği kanaatine varılmıştır.
Bilindiği üzere, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasında; "...Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bunların tanıtım veya satışlarının internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortam üzerinden yapılması hâlinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Diğer yandan, 26 Ağustos 2011 tarih ve 28037 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri Hakkındaki Yönetmeliğin Tanıtım Faaliyetlerinin Kapsamı ve Esaslarının anlatıldığı 5’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında "Beşerî tıbbi ürünlerin internet dâhil halka açık yayın yapılan her türlü medya ve iletişim ortamında program, film, dizi film, haber ve benzeri yollarla doğrudan veya dolaylı olarak topluma tanıtımı yapılamaz." hükmü,
Gıda kapsamında değerlendirilerek izin verilen ürünlere ilişkin, 5996 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 3.fıkrasında ise "...bir hastalığı önleme, tedavi etme veya iyileştirme özelliğine sahip olduğunu bildiren veya böyle özelliklere atıfta bulunan ifadeler yer alamaz..." hükmü yer almaktadır.
Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun 13.02.2013 tarih ve 18816847 sayılı yazısında; insan sağlığına doğrudan veya dolaylı olarak faydalı olduğunu yahut hastalıklara veya belirtilerine karşı etkili olduğunu, koruduğunu, tedavi ettiğini belirten, ileri süren veya imâ eden tüm ifadeler sağlık beyânı olarak kabul edildiği, Bununla birlikte, TV ve radyo kanallarının reklamlarında veya programlarında gıda takviyeleri ve bazı kozmetik ürünlerin "zeka seviyesinde artış, iştahsızlık, erken boşalma, iktidarsızlık, sperm sayılarını arttırma, cinsel sorunları giderme, tansiyon ve ritm bozuklukları, mide bağırsak problemleri, hepatit C, hepatit B, diyare, hemoroid, gastrit/reflü, kolesterol seviyesini azaltma, astım şikayetlerinin giderilmesi, kemik erimesi, trombosit düşüklüğü, kanser (tümör), karaciğer büyümesi, kansızlık, idrar yolları problemleri, migren, baş ağrısı, uçuk tedavisi, metabolizmayı hızlandırması, sindirimi kolaylaştırması, hazımsızlığa iyi gelmesi" gibi bir çok sağlık beyanıyla tanıtımı ve satışı yapılmaktadır. Yanı sıra bazı kozmetik ürünlerinde "bel ve boyun fıtığı, kireçlenme, romatizma, diz ve kas ağrısı, sırt ağrısı, eklem ağrıları, saç çıkarma, kellik" gibi semptomlarda tedavi edici özelliği belirtilerek yani sağlık beyanında bulunularak tanıtım ve satışının yapıldığı belirtilmektedir.
Bahse konu ürünün tanıtım ve satışına yönelik ihlale konu yayında, söz konusu "Yemen Zırhı Taşı" isimli ürünün hastalıktan ve uykusuzluktan koruduğunun belirtildiği ve ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla tanıtımının yapıldığı sabit olup, tedavide etkinliği ve emniyeti kanıtlanmamış olan ürünlerin sağlık beyanı ile tanıtılması ve bu tanıtımda yer alan ifadelerin, insanların hastanelere, tıp doktorlarına ve tıbbi tedavi yöntemlerine duydukları güvenin sarsılmasına neden olabileceği ve toplum sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda yer alan açıklamalar dikkate alındığında; ihale konu yayında, söz konusu ürünün sağlık beyanı ile tanıtım ve satışının yapılmasının, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasına ve ilgili mevzuatına aykırılık taşıdığı, dolayısıyla mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına... yer verilemez..." hükmünün ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Kuruluş hakkında 14.05.2017 tarihli yayını nedeniyle evvelce Üst Kurul’un 31.05.2017 tarih ve 2017/22 sayılı toplantısında alınan 25 No’lu karar ile, 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin 4’üncü fıkrasının ihlali nedeniyle aynı Kanun’un 32’inci maddesinin 1’inci fıkrası uyarınca idari para cezası ile 5 kez program durdurma müeyyidesinin uygulandığı, 15.08.2017 tarihli yayını nedeniyle Üst Kurul’un 23.08.2017 tarih ve 2017/34 sayılı toplantısında alınan 17 No’lu karar ile, 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin 4’üncü fıkrasının tekraren ihlali nedeniyle aynı Kanun’un 32’inci maddesinin 5’inci fıkrası uyarınca 10 gün yayın durdurma müeyyidesinin uygulandığı Üst Kurul Kayıtlarından anlaşılmış olmakla; 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasının bir yıl içinde ikinci kez tekraren ihlali nedeniyle; Kanun 32’inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, anılan kuruluşun YAYIN LİSANSININ İPTALİNE karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla;
BEDİR RADYO TELEVİZYON VE YAYINCILIK A.Ş. unvanlı “BEDİR TV” logolu medya hizmet sağlayıcı kuruluşun, 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin 5’inci fıkrasında yer alan "8 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerindeki ilkelerle dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının on güne kadar durdurulmasına; ikinci tekrarı halinde ise, yayın lisansının iptaline karar verilir." hükmü uyarınca YAYIN LİSANSININ İPTALİNE,
Yayın Lisansının iptaline rağmen yayınına devam etmesi halinde, 6112 sayılı Kanun’un “Adli Yaptırımlar” başlıklı 33’üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Üst Kuruldan yayın lisansı almadan veya yayınları Üst Kurul tarafından geçici olarak durdurulmasına ya da yayın lisansı iptal edilmesine rağmen yayın yapan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü, bir yıldan iki yıla kadar hapis ve bin günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Tüzel kişiler hakkında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 60 ıncı maddesindeki güvenlik tedbirleri uygulanır. İzinsiz olarak faaliyetine devam eden yayın cihaz ve tesisleri Üst Kurulca mühürlenerek kapatılır." hükmü uyarınca işlem yapılacağı hususunun, kuruluşa yapılacak tebligatta bildirilmesine,
İlgili kuruluşun yayın lisansının iptal edildiği hususunun Kanun’un 29’uncu maddesinin 3’üncü fıkrası uyarınca işlem yapılmak üzere TÜRKSAT A.Ş.’ye bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


