İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 03.11.2017 tarih ve 1016 sayılı yazısına konu BEYAZ TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 21.09.2017, 02,13.18.10.2017 tarihlerinde yayınlanan "Söylemezsem Olmaz" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, BEYAZ TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 21 Eylül, 02 Ekim, 13 Ekim ve 18 Ekim 2017 tarihlerinde yayınlanan "Söylemezsem Olmaz" adlı magazin programında, program sunucuları ile sonrasında yayına telefonla bağlanan konuk arasında geçen diyaloglarda; "Yani mütemadiyen eşlerimiz elimden alındı diyen ünlü kadınlar var bir taraftan; Y. S., 1 yıl önce, kendi programında eski eşi H. U.'ın kendisini G. E. ile aldattığını ima etmişti.; Y. S.'ın söyledikleri şöyle bir iddiayı da gündeme getiriyor. G. E. acaba evli adamların peşine mi düşüyor, karıları vesilesi ile mi onlarla tanışıyor; Y. S.: işte böyle yemekler, içmeler gece belli yerlerde buluşmalar; teknelerde buluşmalar, çiftliklerde, evlerde, otellerde, … buluşmalar gibi gibi gibi. Bunları ben belgeleriyle de kanıtlayacağım zaten; Y. S.: Ama ben evlendim metres olmadım. Ben hiç kimsenin metresi olmadım. Ben hiç kimsenin yuvasını yıkmadım. Ben hiç kimsenin çoluğunu çocuğunu heder etmedim. Ben hiçbir kadını arkamdan ağlatmadım; N. D.: O M. G. ile de mi aşk yaşamış. … Kadın o zaman evli seviyor, anlamadım ki; Y. S.: Ve o kadının artık başka bir yuva yıkmasına izin vermeyeceğim...Otel odalarında basılmadım, para karşılığı hiçbir erkeğe satılmadım. Ben evlendim, ben çocuk doğurdum... Kumar oynamadım. Uyuşturucu kullanmadım. Hiçbir otelde hiç skandalım yok. Bir yerlerde pornom mornom çıkmadı, anlatabiliyor muyum; Çocuklarımı uyutup gece kaçmadım. Başkalarının evinde buluşmadım. N. D.: H. U.'ın Y. Hanım ile evliyken de G. E.'e bir ev falan filan bile satın aldığı vs, o iddialar da var...B. İ.: Sürekli sahipli insanla olma fikrini algılayamıyorum ben...Bak bu patolojik bir vaka. Bu sorun, bu bir vaka. Bu araştırılması gereken bir vaka. Bu sıradan bir aldatma değil yani...N. D.: Şimdi bu eşlerini aldığı insanların hukuku ne olacak yani...G.'i mahkemeye vermesi lazım. Aileyi, kurumunu zedelediği için... Kleptoman. Hırsızlık. G. de hırsız o zaman, koca çalıyor. Hırsız abi işte. Kleptomanlar yok mu girdiği her yerden bir şey çalıyorlar. Bu da girdiği evden koca çalıyor...Ben senin telefonunu çalsam şimdi götürsem, beni mahkemeye verirsin. Adamın kocasını çalıyorsun ortada bir şey yok... B. İ.: Ama tedaviye gidiyor, bu iyi bir şey...N. D.: Onun da sekse ihtiyacı mı var. Çoluğu var, çocuğu var. Sapıklık işte bu...N. D.: Erkeklerin suçu var. Tamam da bu bir değil beş değil on değil. Şimdi G.'in yaptığını meşru mu tutacağız. Ben olsam G.'den önce ben o Y. D.'in yerinde olsam mahkemeye veririm, kocamı çaldı diye... Bir kere spor hocası meselesi doğru...Yani evliyken zaten spor hocasıyla aldatıyormuş adamı. "şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Kişilik hakları, kişiye sırf kişi olması sebebiyle tanınmış, vazgeçilmesi, devri mümkün olmayan haklardır. Kişilik hakları başta Anayasa olmak üzere yasal mevzuatımızla da koruma altına alınmıştır. Anayasanın “kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. maddesinde; “herkesin, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu” hükme bağlanmıştır. Bunun yanı sıra, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 24. ve devamı maddelerinde de “kişiliğin korunması” başlığı altında buna ilişkin esaslar ve korunma yolları düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, Anayasanın 28’inci maddesine göre, “Basın hürdür, sansür edilemez.” Maddede düzenlenen basın özgürlüğünün amacı, kamuoyunun ilgisini toplayan olaylarda toplumun bilgi sahibi olmasını, aydınlatılmasını sağlamak ve kamuoyu oluşturmaktır. Ancak; bu özgürlük sınırsız ve mutlak değildir. Bu nedenle, basının yayınlarında kişilik haklarına saygı göstermesi, yukarıda da açıklandığı üzere, gerek Anayasal gerekse yasal olarak güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunmaması hukuki olarak zorunludur.
Yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde, ihlale konu yayında, kamuoyunda bilinirliği olan ünlü kişilerin yaşadıklarının magazinsel anlamda haber değeri taşımış olsa da; söz konusu yayın içeriğinde kullanılan ifadelerin magazinsel yaklaşımın çok ötesinde eleştiri sınırlarını aşan, tarafları rencide edici, kişilerin saygınlığını zedeleyici nitelikte olduğu ve özel hayatın gizliliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle ihlale konu yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. …” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 3.245.388,16 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı (%1) 32.454,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. …” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


