İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 03.11.2017 tarih ve 1019 sayılı yazısına konu EM TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 26.09.2017 ve 12.10.2017 tarihlerinde yayınlanan "Herşeyi Konuşalım" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, EM TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 26.09.2017 ve 12.10.2017 tarihlerinde yayınlanan "Herşeyi Konuşalım" adlı magazin programında, program sunucuları ile sonrasında yayına telefonla bağlanan konuk arasında geçen diyaloglarda; “Gündeme G. E.'le başlamadan edemeyeceğiz. Y. burada konuk diye değil. Çünkü skandal artık durdurulamıyor. Şimdi bakalım, bir gidelim VTR'lere şöyle bir kronolojik hatırlayalım olayları gelsin. (Sinir krizi geçirdi, G. E. sinirden titredi!, G.N E. mikrofona saldırdı! G. E., evli iken T. D. ile görüntülendi!, Yılın aşk bombasının görüntüleri!, …Yok şimdi ne var biliyor musun Erol? Ahlaki bir dejenerasyon yaşıyor Türkiye şu anda. Benim mevzumdan bir çıkalım bir kaç hafta önce bir M. B. olayı patladı.O'nun öncesinde M. C. patladı. Şu bu falan filan. Bak V. Ş. ne oldu bilmiyoruz..Şimdi burada bana kadın yazıyor G. E.'i yasaklatmışsın ya diyor. Sonra da bak senin işlerin iyi gitmemiş hak etmişsin diyor. La kadıncağız, bak hanımefendiciğim ben kimseyi durup dururken yasaklatmadım. Ben eşimle ilgili birtakım dedikodular duyduğum için yasaklattım. Ve tek bir insanı yasaklattım. Buyurun canlı şahidimiz.Tarihleri söyleyeyim mi tek tek? Eylül 20'sinden sonra evlenmiş olmaları lazım E. Ç. ile G.. Evlilik gerçekleştikten sonra Eylül sonu diyim, Ekim, Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart Nisan. Yani evlilikten 6 ay sonra bu görüntüleri şu anda izliyorsunuz. … Yanı henüz 6 aylık evli iken…Şimdi o şeyi verelim bir daha. Yarım kaldı o porno skandalından sonra basın toplantısı yapmış ya beyaz gömlekli onuda verelim tamamını ki niye bir şey olmazı ben şimdi anlatacağım onu. (G. E.'in VTR'si ekrana getiriliyor. Bunu yapan şerefsiz...Yaptığım bu iyiliklerin karşılığı şerefsizlikse ben şerefsizim.) Gözler 18 Eylül'den İtibaren O'nun Üzerindeydi! ve İşte Zamanı geldi. T. T.'in Sesini İlk Kez Duyacaksınız!.. 18 Eylül'de Uçan Kuş TV'nin …skandalını ilk kez ortaya çıkardığı günden beri susan, hiç konuşmayan bir kız çocuğu sahibi olan iş adamı T. T. ilk kez konuştu.- : Samimiyetinize inandım.- Herkes onu aradı. Ama ilk kez T. T.'i Uçan Kuş TV'de dinleyeceksiniz.- Taktir edersiniz ki beni onlarca kişi arıyor. Ama sizin samimiyetinize inandım.- En önemli sorunun cevabını veriyor. G. mi?.. Y. mi?.. İşin garibi iki kadında birbirinin ikizi gibi. T. D. kime dönecek?..Soru işaretinin yerine kimi koyacağız biliyor musunuz? İşte T. T.'in kısa ama çok net konuşmasında G. E. mi? Ya da eşi Y. T. mi bir numarada. Hemen belli oluyor. Şimdi T. T.'in yanıtını merak ediyorsanız sorulan soruya karşı işte verdiği cevap.- Her şeyden önce benim dünya güzeli bir kızım var. Lütfen olur mu? Samimiyetinize inandım. Takdir edersiniz ki beni onlarca kişi arıyor. Ama sizin samimiyetinize inandım. -Kısa ama net konuşuyor T. T.. Yani şu anda gözü G. falan görmüyor. Onun kısa ama net konuşmasından tek anlaşılan göremediği arkasında bıraktığı biricik kızı...Biraz geçte olsa belli ki pişmanlık yaşıyor ve aklı fikri artık tamamen kızında T. T.'in” şeklinde ifadeler yer verildiği görülmüştür.
Kişilik hakları, kişiye sırf kişi olması sebebiyle tanınmış, vazgeçilmesi, devri mümkün olmayan haklardır. Kişilik hakları başta Anayasa olmak üzere yasal mevzuatımızla da koruma altına alınmıştır. Anayasanın “kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. maddesinde; “herkesin, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu” hükme bağlanmıştır. Bunun yanı sıra, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 24. ve devamı maddelerinde de “kişiliğin korunması” başlığı altında buna ilişkin esaslar ve korunma yolları düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, Anayasanın 28’inci maddesine göre, “Basın hürdür, sansür edilemez.” Maddede düzenlenen basın özgürlüğünün amacı, kamuoyunun ilgisini toplayan olaylarda toplumun bilgi sahibi olmasını, aydınlatılmasını sağlamak ve kamuoyu oluşturmaktır. Ancak; bu özgürlük sınırsız ve mutlak değildir. Bu nedenle, basının yayınlarında kişilik haklarına saygı göstermesi, yukarıda da açıklandığı üzere, gerek Anayasal gerekse yasal olarak güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunmaması hukuki olarak zorunludur.
Yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde, ihlale konu yayında, kamuoyunda bilinirliği olan ünlü kişilerin yaşadıklarının magazinsel anlamda haber değeri taşımış olsa da; söz konusu yayın içeriğinde kullanılan ifadelerin magazinsel yaklaşımın çok ötesinde eleştiri sınırlarını aşan, tarafları rencide edici, kişilerin saygınlığını zedeleyici nitelikte olduğu ve özel hayatın gizliliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle ihlale konu yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. …” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 28.740,00 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2017 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 14.908 (ondörtbindokuzyüzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. …” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


