İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 29.05.2017 tarih ve 666 sayılı yazısına konu; FM TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 27,28.04.2017 tarihlerinde saat 09:00’da yayınlanan “Manşetten Millete” isimli yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, FM TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 27,28.04.2017 tarihlerinde saat 09:00’da yayınlanan “Manşetten Millete” adlı programın 27.04.2017 tarihli bölümünde program sunucusu tarafından,” - ..yani Beytullah'ın dibinde birileri hoca efendi öldürmeye kalkıyor ya. Öldürmek için hoca efendilere saldırıyor ve organize bir şekilde gidilmiş buraya.150 kişilik bir süikast timi diyelim. 150 kişilik bir hain grubu. Başlarında E. A. denilen şahsiyetsiz adamın bulunduğu, M. E. D. denilen şahsiyetsiz adamın bulunduğu, bir takım turizimcilerin başında bulunan Ö. Ş. denilen adamın bulunduğu bu grup, 14 yaşındaki çocukları öldürmek için saldırıyorlar. ... Kıyam-Der'in hainleri yaptı. Kıyam-Der'deki şahsiyetsiz insanlar yaptı. Kıyam-Der'in kapatılması lazım. Kıyam-Der gibi yuvaların kapatılması lazım.Ve arkalarında bir takım yapıların olduğunu düşünüyoruz biz. .. Yetkililer bu işi hukuki boyutta adalete vardırmazsa bu adalet başka şekilde sağlanmak istenir. ..Allah muhafaza bu hainlerin yaptığı bu eylemlerden sonra bir çocuğun başına bir şey gelseydi, bir hoca efendinin başına bir şey gelseydi, bu gün onların bedenleri değil de ......onların tabutları gelmiş olsaydı bu ülkeye. Kim durdurabilirdi bu insanları? Onların sevdiklerini, onların takipcilerini kim durdurabilirdi? Herkesin yeri yurdu belli. Herkes nerede oturuyor, Nerede kalıyor? Herkes bunu biliyor. Bunların hepisine hakimiz. Onlar nasıl bizim nerede oturduğumuzu biliyorsa, bizde onların nerede oturduğunu biliyoruz. Sayın yetkililerimiz, biliyoruz bunların nerede olduğunu. Yani bu insanları kimse durduramaz. Yanlış şeyler olur. Kavga çıkar, gürültü çıkar. Ülkemizin huzurunu bozmak isteyenler emellerine ulaşmış olur. ....Bunu yapan Kıyam-Der'dir. Bunu yapan Kıyam-Der. Bir kez daha söylüyorum. Beytullah'ta E.A. denen adam, şahsiyetsiz adam. Şahsiyetsiz, şahsiyeti yok, şerefi yok. Şereften yoksun mahluk. ..Bir çocuğa ya, bir çocuğa, 5 yaşında bir kız çocuğunu anasının babasının gözü önünde öldürmeye teşebbüs etmek ne demek? 14 yaşında bir kız çocuğunu, 14 yaşındaki bir kız çocuğunu, babasını kurtarmak için müdahale eden bir kız çocuğunu hastahanelik etmek, sopalarla sopalarla dövmek ne demek? 14 yaşında çarşaflı bir kız çocuğuna bu saldırıyı yapanlarda şeref olabilir mi? Bu saldırıyı yapanlarda vicdan olabilir mi ? Bu saldırıyı yapanlarda insanlık olabilir mi? Bu saldırıyı yapanlarda Müslümanlık olabilir mi? Bunların Müslümanım demesine inanılabilinir mi? Birileri de biz müslümanız diyordu. Evet işte bunların o tayfanın aynısından olduğunu düşünüyoruz biz. Biz bunların arkasında paralel yapıların olduğunu düşünüyoruz biz. Biz bunların terör örgütü olduğunu düşünüyoruz. Biz bunların, bunun daha ötesi yok......", 28.04.2017 tarihli bölümünde, "Yani berbat bir olay, rezalet bir olay. Allah onları kahr-ı perişan eylesin. Allahın onlar beter kulları. Hainleşmiş, köpek gibi azmış kullarıdır arkadaşlar o insanlar. Bu insanlar kadını, çocuğu tanımayacak kadar ileri giden, haysiyetini şerefini kaybetmiş, haysiyetten şereften yoksun insanlar bu insanlar. Bir de insanların gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar. .. Rezalet herifler, pislik herifler, terörist herifler. ..Bunların tek anladığı kavga, dövüş, serserilik, pislik..... Bu azgın köpekler de kudurmaya, havlamaya bu şekilde devam etsinler....". şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Söz konusu ihlale konu programda, sunucuların yapılan eylemi eleştirmek ve bu duruma dikkat çekmek için yorum yaparken yayında "şerefsiz, şeref yoksunu, terörist", "it sürüsü, azgın köpekler havlamaya devam etsinler" şeklinde hakaret niteliğinde ifadelerin tekrarlanarak kullanıldığı, dolayısıyla programda dile getirilen bu ifadelerin kişi ve kuruluşları küçük düşürücü ve eleştiri sınırlarını aşan nitelikte ifadeler olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle; 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "…, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." hükmünün ihlali nedeniyle,
Kuruluşun, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcıları uyarılır…” hükmü uyarınca UYARILMASINA, ayrıca uyarının kuruluşa tebliğinden sonra ihlalin tekrarı hâlinde idari para cezası uygulanacağının bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


