İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 21.12.2017 tarih ve 1173 sayılı yazısına konu ABANT TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 24.11.2017 tarihinde yayınlanan "Abant Objektif" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, ABANT TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 24.11.2017 tarihinde yayınlanan "Abant Objektif" adlı yorum programında, geçen diyaloglarda; - "Bugün de Bolu'da avukatlarla ilgili bir mahkeme vardı." - "Şuan itibariyle Bolu Adliyesi'nde avukat pozisyonunda iki FETÖ cü avukat haricinde hiç avukatımız gözükmüyor tutuklu olan." - "Bunların bi derneği yok muydu çok konuşulan?"- "Haa işte zurnanın zırt dediği yer orası. Bolu'daki avukat yapılanması." - "Derneğin başkanı yok muydu? Yönetimi yok muydu?"- "En büyük kurucuları, kurucuları kim başkanı? İşte onu A. Beye sormak lazım. FETÖ nün kapatılan derneğinin kurucu başkanları, kurucuları ve başkanına kadar hiç mi sen şeyapmadın ya. Madem böyle FETÖyle bu kadar ilgilisin A. Bey. Nerde bu kurucular? Yok mu oldu bunlar? Tövbe mi ettiler? Peki onlar o tarihlerde oraya niye girdiler? O yapılanmanın içine. Oranın bal gibi FETÖnün bir numaralı avukatların derneği olduğu belli. Onu bilmeyen avukatın akli şeyinde sorunu var demektir."- "Belki de Filipinler'e gezmek için kurmuşlardır."- "Ha dörtlü geziler var Filipinler'e. O niye araştırılmıyor? Giden başsavcımız diyordu ki Filipinler çok önemli diyordu. Çünkü orda toplantılar yapılıyor diyordu. Gözaltına alınan salıverilen avukat arkadaşlarımız bağlansınlar mesaj atsınlar. Biz şimdi sorgulamalarda ve adliyede olan olayların Türkiye genelindekini takip ediyoruz. Bolu'da bu anlamda bir zafiyet olmuştur. Avukatlar hususunda... Bakın Filipinler gezisi tekrardan irdelenmeli. Bu kapatılan … Derneği tekrardan derinleşmesine bunun kurucuları arasında milyonlarla zikredilen banka hareketleri var mı bunlara bakılmalı. Derneğin kapatıldı denmesi yetmemeli. Resen bunun Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından tekrardan açtırılması lazım, soruşturulması lazım. Çünkü bakın bağımsız yargımız var diyorsunuz. Bağımsız yargı soruşturma kovuşturmaların sağlıklı yürütülmesiyle olur. Sözde olmaz. Şimdi bu karar verilmiştir. Mahkeme o hakkı kullanmıştır. Ama bu tür vatandaşın vicdanında önündeki dosyanın şeyi bulmalı yani bu hakkaten böyle oldu denmeli."- "Sen Ç.'yı meşhur ettin o da seni mi meşhur etsin. Bak adam diyor ki facebook hesabımı da kapattım."- "Niye kapatıyor? Açmıştı sahtesini. Ona kim aç dedi? Niye aç dedi? Niye yanlış bilgileri bizim programı ve bizleri FETÖcü gibi algılattı? Bunu ancak FETÖyle iltisalı insan yapar. Biz herşeyimizi ortaya koyup mücadele ederken bu F.Ç. avukat niye bize destek olmadı 2010larda? … Hukuk Bürosu'nda bu başkanlık yaparken biz FETÖyle mücadele ediyorduk. O zaman bu arkadaşımız bize niye destek olmadı? Madem bu kadar AK Parti'liydi?" şeklinde ifadeler yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, T.C. Anayasası'nın 38'inci maddesine göre; "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz". Yargılama sürecinde, ceza kesinleşinceye kadar suçsuzluk esastır. "Masumiyet karinesi" denilen bu kural, genel bir hukuk kuralıdır. İhlale konu yayında, program boyunca Bolu Belediye Başkanı ve avukatı olmak üzere, Cumhuriyet Başsavcısı ile Savcılık çalışanlarının birtakım iddialarla suçlandığı, kamuoyunun yargıya ve devletin diğer kurumlarına güvenini sarsacak yayınlara yer verildiği, toplum nezdinde suç ve suçlu ile mücadelede etkin davranılmadığı algısı yaratılarak kamu görevlileri ile kurumların suçlandığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan, "Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilân edilemez veya suçluymuş gibi gösterilemez; yargıya intikal eden konularda yargılama süresince, haber niteliği dışında yargılama sürecini ve tarafsızlığını etkiler nitelikte olamaz." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. …” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ekim 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 3.389,83 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2017 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 14.908 (ondörtbindokuzyüzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. …” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


