BRAF'ın 13. Yıllık Toplantısı Sofya'da Gerçekleşti: Medya ve Düzenlemede Yapay Zekâ Masaya Yatırıldı
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) öncülüğünde kurulan Karadeniz Yayıncılık Düzenleyici Otoriteler Forumu'nun (BRAF) 13. Yıllık Toplantısı, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da üye ülkelerin katılımıyla tamamlandı.
Bu yıl Bulgaristan Elektronik Medya Konseyi (Council for Electronic Media - CEM) ev sahipliğinde 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenen BRAF'ın 13. Yıllık Toplantısı, "Medya ve Düzenlemede Yapay Zekâ" ana temasıyla gerçekleştirildi.
Toplantıya BRAF Genel Sekreteri ve RTÜK Üst Kurul Başkan Vekili Dr. Deniz Güçer, Üst Kurul Üyeleri Orhan Özdemir, Dr. Necdet İpekyüz ile RTÜK Başkan Yardımcısı Dr. Deniz Güler katıldı.
Medyanın Geleceğinde Yapay Zekâ Vurgusu
BRAF 13. Yıllık Toplantısı’nın resmî açılış töreni, Bulgaristan Kültür Bakanı Evtim Miloshev ile BRAF Genel Sekreteri ve RTÜK Başkan Vekili Dr. Deniz Güçer tarafından gerçekleştirildi. Toplantının açış töreni ise İnovasyon ve Dijital Dönüşüm Bakanı İvan Vasilev, BRAF Genel Sekreteri ve Üst Kurul Başkan Vekili Dr. Deniz Güçer, Büyükelçi ve KEİ Uluslararası Daimi Sekretaryası Genel Sekreter Birinci Yardımcısı Dr. Merve Safa Kavakcı, CEM Başkanı Dr. Gabriela Naplatanova’ nın konuşmalarıyla başladı.
"Medya Alanında Sorumluluk, Diyalog ve Karşılıklı Saygıya Yönelik Ortak Kararlılığımızı Bir Kez Daha Teyit Edeceğiz"
Dr. Deniz Güçer açış konuşmasında şunları söyledi: "Öncelikle, bu önemli toplantıyı düzenleyen ve bizleri bir kez daha bir araya getiren Bulgaristan Görsel-İşitsel Medya Kurumu'na ve Kurum Başkanı Dr. Gabriela Naplatanova'ya teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Önceki toplantılarımız, iş birliği yoluyla neleri başarabileceğimizi bizlere göstermiştir. Bugün de bu geleneği sürdüreceğimize inanıyorum. Medya alanında sorumluluk, diyalog ve karşılıklı saygıya yönelik ortak kararlılığımızı bir kez daha teyit edeceğiz. Bugünkü toplantımız, çağımızın en önemli meselelerinden birini ele almak için bizlere değerli bir fırsat sunmaktadır: Medyada yapay zekâ ve etkili ve dengeli bir düzenleme ihtiyacı.”
"Yapay Zekâ Medya Sektörünü Hızla Dönüştürmekte"
“Yapay zekâ, diğer sektörlerde de olduğu gibi medya sektörünü de hızla dönüştürmektedir. İçeriklerin oluşturulması ve bilgilerin üretilmesi ve bunların dağıtılmasını ve tüketilmesini de değiştirmekle kalmayıp aynı zamanda, editoryal süreçleri, içerik moderasyonunu ve izleyiciyle etkileşimi de dönüştürmektedir.”
"Yapay Zekânın Kullanımında Temel Haklara Saygı Gereklilik"
“Öte yandan yapay zekâ, önemli fırsatlar da sunmaktadır. Yenilikçiliği, yaratıcılığı ve verimliliği destekleyebilmektedir. Gazetecilere ve içerik üreticilerine zaman kazandırmakla birlikte, büyük ölçekli verilerin daha kısa sürede analiz edilmesine ve izleyicilere yeni yöntemlerle ulaşılmasına hizmet edebilmektedir. Yanı sıra, çok dilli iletişimi destekleyerek, erişilebilirliği ve bilgiye erişimi geliştirebilmektedir. Ancak yapay zekâ ciddi zorlukları da beraberinde getirmektedir. Bunlar arasında dezenformasyon, manipülasyon, hesap verebilirlikte eksiklik, mahremiyet ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin endişeler, insan onurunun zedelenmesi ve temel haklara yönelik riskler bulunmaktadır. Yapay zekâ sorumlu bir şekilde kullanıldığında, bilginin kalitesini artırabilir ve demokratik tartışmayı zenginleştirebilir. Ancak bunun için şeffaflık, denetim ve temel haklara saygı gereklidir.”
"Yapay Zekâ Medyanın Geleceğini Şekillendiriyor"
“Artık soru, yapay zekânın medyanın geleceğini şekillendirip şekillendirmeyeceği değildir. Yapay zekâ hâlihazırda medyanın geleceğini şekillendirmektedir. Bizim sorumluluğumuz, yenilikçiliğin devam etmesine imkân tanırken bu dönüşümün kamu yararına hizmet etmesini sağlamaktır. Medya düzenleyici kurumları olarak önemli bir rol üstleniyoruz. Yenilikçiliği desteklerken, yapay zekânın kötüye kullanılmasına karşı açık ve etkili düzenlemeler getirmeliyiz. Bunu yaparken ifade özgürlüğünü, medya çoğulculuğunu ve gazeteciliğin bağımsızlığını korumalıyız.”
"Uluslararası Diyalog ve Düzenleyici Kurumlar Arasındaki İş Birliği Her Zamankinden Büyük Önem Taşıyor"
“Hiçbir ülke bu sorunların üstesinden tek başına gelemez. Yapay zekâ ulusal sınırların ötesine geçmektedir. Bu nedenle uluslararası diyalog ve düzenleyici kurumlar arasındaki iş birliği her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Uzmanlıklarımızı, iyi uygulama örneklerini paylaşarak ve ortak ilkeler geliştirerek, yapay zekânın düzenlenmesine yönelik etkili ve dengeli yaklaşımlar ortaya koyabiliriz. Bununla birlikte, ulusal hukuk sistemlerimizdeki farklılıklara saygı göstermeliyiz.”
"Yapay Zekânın İnsanın Yerini Almasını Değil, İnsanlığa Hizmet Etmesini Sağlayalım"
“Gelin, yapay zekânın insanın yerini almasını değil, insanlığa hizmet etmesini sağlamak için birlikte çalışalım."
Ülke Raporları ve Oturumlar
Açış konuşmalarının ardından toplantı, BRAF Daimi Sekretaryası'nın BRAF 12. Yıllık Toplantısı'na ilişkin sunumu ve üye ülke raporlarının sunulmasıyla devam etti. Ardından toplantı oturumlarına geçildi.
Alexei Nistrean moderatörlüğünde gerçekleştirilen birinci panelde "Yapay Zekâ İçerik Üretimini, Denetimini ve Dağıtımını Nasıl Dönüştürmektedir: Düzenleyici Otoriteler Nazarında İçerikler Çoğulculuğun, Şeffaflığın ve Temel Hakların Korunması Kapsamında Üretiliyor mu?" başlığı ele alındı.
İkinci panelde ise "Yapay Zekâ Odaklı Bir Dünyada Medya Düzenlemelerinin Geleceği: Yapay Zekâ Destekli Medyada Düzenleyici Araçlar, İzleme Mekanizmaları, İyi Uygulamalar ve Bölgesel İş Birliği" konusu masaya yatırıldı.
RTÜK'ün Yapay Zekâ Destekli Platformu VİA+ BRAF Üyelerine Tanıtıldı
RTÜK Başkan Yardımcısı Dr. Deniz Güler, ikinci panelde RTÜK'ün yapay zekâ destekli yeni nesil inceleme ve analiz platformu VİA+'ı BRAF üyelerine tanıttı.
"RTÜK'te Yapay Zekâ Destekli Medya İzlemede Yeni Dönem: VİA+" başlıklı sunumunda medya ortamında her geçen gün artan içerik hacmine dikkat çeken Güler, düzenleyici otoriteler açısından asıl meselenin artık yapay zekânın kullanılıp kullanılmaması değil, insan muhakemesinden vazgeçmeden yapay zekâdan nasıl yararlanılacağı olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin bölgenin en dinamik ve çeşitli medya ekosistemlerinden birine sahip olduğunu belirten Güler, geleneksel yayıncılığın yanı sıra isteğe bağlı medya hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte düzenleyici otoritelerin karşı karşıya olduğu içerik hacminin ve çeşitliliğinin önemli ölçüde arttığını ifade etti. İnsan uzmanlığının vazgeçilmezliğini koruduğunu vurgulayan Güler, teknolojinin uzmanlara daha fazla içeriği görme, daha hızlı işleme ve dikkatlerini gerçekten önemli noktalara yöneltme imkânı sunduğunu kaydetti.
RTÜK'ün yayınları kesintisiz kaydeden ve arşivleyen SKAAS altyapısının ardından geliştirilen VİA+'ın, büyük miktardaki yayın verisini düzenleyici çalışmalar açısından anlamlı ve kullanılabilir bilgiye dönüştürmek üzere tasarlandığını anlatan Güler, sistemin temel yaklaşımını şu sözlerle ortaya koydu: "Yapay zekâyı insan uzmanlığının yerine koymuyor, çalışmalarımızı destekleyen ve güçlendiren bir araç olarak kullanıyoruz."
Bir Günde 19 Bin 200 Saatten Fazla Ses, 300 Milyondan Fazla Görüntü Karesi
“Yayın ve çevrim içi içerikleri kesintisiz biçimde izleyebilen, dinleyebilen ve analiz edebilen VİA+; reklam, haber, film, belgesel ve spor gibi farklı içerik türlerini ayrıştırabiliyor. Görüntü ve ses analizi gerçekleştirebilen sistem, ilgili içerikleri belirleyerek gerçek zamanlı özetler ve analizler üretebiliyor. Böylece saatler süren yayınlar, RTÜK uzmanlarının doğrudan çalışabileceği anlamlı verilere dönüştürülüyor.”
VİA+'ın ulaştığı işlem kapasitesine ilişkin rakamlar da BRAF üyeleriyle paylaşıldı. Platform, bir günde 19 bin 200 saatten fazla ses verisini metne dönüştürürken, 300 milyondan fazla video karesini analiz ediyor ve yaklaşık 12 terabayt yeni veriyi işleyerek arşivliyor. Güler, yalnızca bir kişinin 19 bin 200 saatlik ses içeriğini kesintisiz dinlemesinin yaklaşık 800 gün süreceğine işaret ederek, günümüzde medya içeriğinin ulaştığı ölçek ve hız karşısında yapay zekâ destekli izlemenin yalnızca teknolojik bir avantaj değil, aynı zamanda operasyonel bir gereklilik hâline geldiğini ifade etti.
VİA+'ın görüntü işleme yetenekleri sayesinde yayınlardaki belirli görsel unsurlar ve örüntüler de tespit edilebiliyor. Sistem, binlerce saatlik içerik içerisinde düzenleyici açıdan dikkat gerektirebilecek anları belirleyerek uzmanları ilgili bölümlere yönlendiriyor. Güler, bu çalışma biçimini şu sözlerle özetledi: "Yapay zekâ buluyor; uzmanlarımız ise bunun ne anlama geldiğini değerlendiriyor."
“Doğal dil işleme teknolojilerinden de yararlanan VİA+, sözlü ve yazılı içerikleri analiz edebiliyor; konu ve içerik kategorilerini belirleyebiliyor, uzun içerikleri özetleyebiliyor ve sınıflandırabiliyor. Uzmanlar ayrıca analiz edilen içeriğe ilişkin sisteme sorular yönelterek saatlerce süren yayınlar içerisinde belirli bir konunun nerede, nasıl ve hangi bağlamda ele alındığına kısa sürede ulaşabiliyor.”
"VİA+ Analiz Eder, Nihai Değerlendirmeyi Uzmanlarımız Yapar"
Sunumunda yapay zekâ kullanımının özellikle insan uzmanlığını destekleyen niteliğinin altını çizen Güler, VİA+'ın yerel video dosyaları ve çevrim içi içerikleri de analiz ederek ayrıntılı raporlar oluşturabildiğini; ancak sistem tarafından gerçekleştirilen analizin düzenleyici değerlendirme anlamına gelmediğini belirten Güler: “VİA+ analiz eder; değerlendirmeyi uzmanlarımız yapar.” mesajını verdi.
Teknolojinin nihai amacının insan olduğuna, çocukların fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimlerine zarar verebilecek içeriklerden korunmasının RTÜK'ün temel sorumluluklarından biri olduğuna dikkat çekerek VİA+'ın yaş sınıflandırması veya Akıllı İşaretler açısından incelenmesi gerekebilecek sahneleri hızla tespit ederek uzmanların dikkatine sunabildiği açıklamasında bulundu. Güler, içeriklerin zararlı olup olmadığına sistemin değil, uzmanların karar verdiğinin altını çizdi.
Güler, “Yapay zekâ tespit eder ve önceliklendirir; kararı uzmanlarımız verir” yaklaşımının, teknolojiyi yalnızca bir verimlilik aracından çıkararak kamunun korunmasına hizmet eden bir araca dönüştürdüğünü kaydetti.Teknolojiyi yalnızca bir verimlilik aracından çıkararak kamunun korunmasına hizmet eden bir araca dönüştürdüğünü kaydetti. Sunumunun sonunda yapay zekâ ile insan muhakemesi arasındaki ilişkinin geleceğin medya düzenlemeciliği açısından belirleyici olacağını vurgulayan Güler:"Yapay zekâ tespit edebilir, sınıflandırabilir, özetleyebilir ve önceliklendirebilir. Ancak bağlam, ölçülülük ve hukuki değerlendirme insan sorumluluğunda kalmalıdır." mesajını verdi.
Güler, geleceğin medya düzenleme süreçlerinin insan zekâsı ile yapay zekâ arasında bir tercih yapmak değil, iki kapasiteyi sorumlu bir şekilde bir araya getirmek olduğunu söyledi.
RTÜK heyeti, BRAF 13. Yıllık Toplantısı programı kapsamında T.C. Sofya Büyükelçiliği'ne bir ziyarette bulundu. Üst Kurul Başkan Vekili ve BRAF Genel Sekreteri Dr. Deniz Güçer, Üst Kurul Üyeleri Orhan Özdemir ve Dr. Necdet İpekyüz ile RTÜK Başkan Yardımcısı Dr. Deniz Güler'den oluşan heyeti, T.C. Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık ağırladı.
BRAF'ın 14. Yıllık Toplantısı'nın gelecek yıl Ermenistan'da düzenlenmesi kararlaştırıldı.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunu aşağıdaki sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.


