Dijital Anafor Ekran Bağımsızlığı Zirvesi İkinci Gün Oturumlarıyla Tamamlandı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının himayelerinde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ile İstanbul Aile Vakfı iş birliğinde düzenlenen Dijital Anafor Ekran Bağımsızlığı Zirvesi, ikinci gün gerçekleştirilen oturumların ardından sona erdi.
Zirvenin son gününde ekran kültürünün birey, aile ve toplum üzerindeki etkileri farklı boyutlarıyla ele alınırken; dijital bağımlılık, medya söylemi ve temsili, siber zorbalık, yapay zekâ, kültürel aktarım, hukuk ve sanal bahisle mücadele ile dijital çağda ahlaki değerlerin korunması başlıkları alanında uzman isimlerin katılımıyla değerlendirildi.
İkinci gün programı İsmail Halis moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Ekran ve Kültür” oturumuyla başladı. Oturumda Doç. Dr. Gülenay Pınarbaşı, Sosyal Hizmet Uzmanı Melih Demirci, Prof. Dr. Haldun Narmanlıoğlu ve Prof. Dr. Ahmet Dağ değerlendirmelerde bulundu.
Doç. Dr. Nadire Gülçin Yıldız moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Ekran ve Bağımlılık” oturumunda Yale Üniversitesi Tıp Fakültesinden Prof. Dr. Marc N. Potenza, Psikolog Ahmet Burak Can, Klinik Psikolog Dr. Süreyya Kitapçıoğlu, Prof. Dr. Mark Griffiths ve Nur İpek yer aldı.
Nazif Tunç moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Ekranda Söylem ve Temsil” başlıklı üçüncü oturumda Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş, Klinik Psikolog Esra Güneş ve Eyüp Gökhan Özekin konuşmacı olarak yer aldı.
Av. Hasan Oymak moderatörlüğünde düzenlenen “Ekran, Hukuk ve Sanal Bahisle Mücadele” oturumunda Av. Fatih Ruşen, Merve Erden, Av. Cüneyd Altıparmak ve Stefano Gennarini değerlendirmelerde bulundu.
Günün son panelinde ise Doç. Dr. Nadire Gülçin Yıldız moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Ekran, Çocuk ve Kültürel Aktarım” oturumunda Dr. Selçuk Aydın, Dr. Amina Al Hajri, Erol Erdoğan ve Yusuf Duru katılımcılarla buluştu.
Zirve, Saadettin Acar moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Dijital Çağda Haya Ahlakı” başlıklı özel oturumla tamamlandı. Özel oturumda Prof. Dr. Mehmet Görmez konuşmacı olarak yer aldı.
“Utanç Duygusu ve Başarısızlık Korkusu Ekran Bağımlılığını Tetikliyor”
“Ekran ve Bağımlılık” oturumunda dijital çağın beraberinde getirdiği davranışsal bağımlılıklar çok yönlü olarak ele alındı.
Video mesajıyla oturuma katılan Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Marc N. Potenza, çocuk ve gençlerin dijital medya kullanımının küresel ölçekte önemli bir halk sağlığı meselesi hâline geldiğini belirtti. Potenza, dijital medya kullanımının psikolojik iyi oluş üzerindeki etkilerinin uluslararası kuruluşlar tarafından yakından takip edildiğini ve bu alanda çeşitli rehberler geliştirildiğini ifade etti.
Ergenlerde oyun oynama alışkanlığı ile uyku arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalarından örnekler paylaşan Potenza, kafein tüketiminin önemli bir risk faktörü olarak öne çıktığını söyledi. Araştırma sonuçlarının, hem oyun oynama süresi hem de problemli oyun kullanımı ile uyku güçlükleri arasındaki ilişkide kafein tüketiminin belirleyici rol oynadığını ortaya koyduğunu ifade eden Potenza, özellikle enerji içecekleri ve kafeinli gazlı içeceklerin bu süreçte etkili olabildiğini belirtti.
Konuşmasında kültürel farklılıkların bağımlılık davranışları üzerindeki etkilerine de değinen Potenza, utanç duygusu, başarısızlık korkusu ve akademik başarı baskısı gibi unsurların bazı toplumlarda bağımlılık süreçlerini etkileyebildiğini vurguladı. Ekran kullanımı, bağımlılık davranışları ve ruh sağlığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesinde kültürel dinamiklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti.
Aileler Çocuğun Uğradığı Siber Zorbalığı Fark Edemeyebiliyor
Oturumda çocukların dijital ortamda karşı karşıya kaldıkları riskler de ele alındı. Araştırma sonuçlarına göre siber zorbalığa maruz kalan çocukların önemli bir bölümünün yaşadıkları olumsuz deneyimleri aileleriyle ya da çevreleriyle paylaşmadığı belirtildi.
Konuşmacılar, ailelerin çocuklarının fiziksel olarak evde ve güvende olduğunu düşünürken dijital ortamda yaşanan sorunlardan haberdar olmayabildiğini ifade ederek, çocukların ciddi zorbalık ve tehdit vakalarıyla tek başlarına mücadele etmek zorunda kalabildiklerine dikkat çekti.
Dijital ortamlarda maruz kalınan risklerin yalnızca siber zorbalıkla sınırlı olmadığı belirtilirken, çocukların aile denetiminden uzak ekran kullanımlarında istemli ya da istemsiz biçimde zararlı içeriklerle karşılaşabildikleri ifade edildi. Bu nedenle ailelerin dijital dünyaya ilişkin farkındalıklarının artırılmasının önem taşıdığı vurgulandı.
“İçe Dönük Çocuklar Göz Ardı Edilmemeli”
Konuşmacılar, ekran kullanımına bağlı problemlerin her zaman dışa dönük davranış değişiklikleriyle ortaya çıkmadığını belirtti. Bazı çocukların sessizleşebildiği, içe kapanabildiği veya depresif belirtiler gösterebildiği ifade edilirken, bu durumun çoğu zaman aileler tarafından fark edilmeyebildiği kaydedildi.
Hareketli ve davranışlarıyla dikkat çeken çocukların yaşadığı sorunların daha kolay fark edildiğini belirten uzmanlar, buna karşın sessiz ve içe dönük görünen çocukların da dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Ailelerin ve eğitimcilerin yalnızca görünür davranış sorunlarına değil, çocukların ruh hâllerindeki ve günlük yaşam işlevlerindeki değişimlere de duyarlı olmaları gerektiği ifade edildi.
Konuşmacılar ayrıca ekran kullanımının yalnızca süre üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, kullanım biçiminin de önemli olduğunu kaydetti. Çocuğun ekran kullanımı nedeniyle uykusuz kalması, günlük sorumluluklarını aksatması ve giderek daha fazla ekran kullanma isteği göstermesinin dikkat edilmesi gereken önemli göstergeler arasında yer aldığı ifade edildi.
Ekranda Söylem ve Temsilin Toplumsal Etkileri Değerlendirildi
“Ekranda Söylem ve Temsil” başlıklı oturumda medya içeriklerinin toplumsal algılar, aile yapısı, kültürel değerler ve kimlik inşası üzerindeki etkileri ele alındı.
Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş, konuşmasında ekran medeniyeti kavramı üzerinde durarak dijital çağın bireylerin düşünme biçimleri ve toplumsal ilişkileri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Çetintaş, ekranların yalnızca içerik sunan araçlar olmadığını, aynı zamanda toplumsal anlamların üretildiği ve yeniden şekillendirildiği alanlara dönüştüğünü ifade etti.
Dijital medya ortamlarında görünürlüğün çoğu zaman niteliğin önüne geçtiğini belirten Çetintaş, vasatın normalleştirilmesi olarak tanımladığı sürecin özellikle genç kuşaklar üzerinde etkiler oluşturduğunu söyledi. Medya içeriklerinin yalnızca tüketilen ürünler olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Çetintaş, ekranların bireylerin değer dünyalarını, düşünme biçimlerini ve toplumsal ilişkilerini etkileyen güçlü araçlar hâline geldiğini vurguladı.
Oturumda dikkat ekonomisi, içerik üreticilerinin toplumsal sorumluluğu, medya okuryazarlığı ve dijital mecralarda temsil biçimleri de ele alındı. Konuşmacılar, nitelikli içerik üretiminin ve sorumlu yayıncılık anlayışının önemine dikkat çekti.
Yasa dışı Sanal Bahisle Mücadelede Hukuki Ve Toplumsal Çözümler Tartışıldı
“Ekran, Hukuk ve Sanal Bahisle Mücadele” başlıklı oturumda dijitalleşmenin beraberinde getirdiği hukuki sorunlar ile yasa dışı bahis faaliyetleri ele alındı.
Konuşmacılar, özellikle çocuklar ve gençler açısından ciddi riskler taşıyan yasa dışı bahis faaliyetlerine karşı hukuki mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini belirterek toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine vurgu yaptı. Ailelerin bilinçlendirilmesi ve koruyucu politikaların geliştirilmesinin sanal bahisle mücadelede önemli bir unsur olduğu ifade edildi.
Ekranların Yeni Dünyasında Çocukluk Ve Kültürel Aktarım Tartışıldı
“Ekran, Çocuk ve Kültürel Aktarım” başlıklı oturumda ekran kültürünün çocukların kimlik gelişimi, değer dünyası ve kültürel mirasla ilişkileri üzerindeki etkileri ele alındı.
Konuşmacılar, dijitalleşmenin kültürel aktarım süreçlerini dönüştürdüğünü belirterek çocukların dijital dünyanın pasif tüketicileri değil, bilinçli kullanıcıları olarak yetiştirilmelerinin önemine vurgu yaptı. Ailelerin ve eğitim kurumlarının bu süreçte üstlendikleri rolün kültürel süreklilik açısından belirleyici olduğu ifade edildi.
Dijital Çağda Hayâ Ahlakı Konuşuldu
Zirvenin özel oturumunda dijital çağın bireylerin mahremiyet algısı, ahlaki değerleri ve toplumsal ilişkileri üzerindeki etkileri ele alındı.
Prof. Dr. Mehmet Görmez, teknolojik gelişmeler karşısında insani ve ahlaki değerlerin korunmasının önemine dikkat çekerek dijital dünyanın sunduğu imkânlardan yararlanırken toplumsal sorumluluk bilincinin ve değer temelli yaklaşımın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Sekiz Maddelik Sonuç Bildirisi Yayımlandı
İki gün süren zirvenin sonunda yayımlanan sonuç bildirisinde; insan onurunu, aile bütünlüğünü ve toplumsal faydayı esas alan güvenli bir dijital ekosistemin oluşturulması gerektiği vurgulandı.
Bildiride ayrıca çocukların dijital ortamdaki güvenliğini artıracak yaş doğrulama ve ebeveyn kontrolü uygulamalarının yaygınlaştırılması, aile ve çocuk dostu dijital tasarımların teşvik edilmesi, medya söylem rehberinin hazırlanması, yapay zekâ uygulamaları ve dijital platformlar için toplumsal etki değerlendirme sistemlerinin geliştirilmesi ve dijital dünyada hakikatin görünürlüğünü güçlendirecek farkındalık çalışmalarının artırılması çağrısında bulunuldu.
Sonuç bildirisinin kamuoyuna açıklanmasıyla tamamlanan Dijital Anafor Zirvesi, bürokrasi, medya ve akademi dünyasından temsilcileri aynı platformda buluşturdu. Zirve, ekran bağımsızlığına yönelik yeni bir yol haritasının şekillendirilmesi bakımından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunu aşağıdaki sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.


