Dijital Anafor Ekran Bağımsızlığı Zirvesi’nde İlk Gün Dikkat Ekonomisi Gündemdeydi
Dijital çağda insan iradesini güçlendirmeyi hedefleyen Dijital Anafor Ekran Bağımsızlığı Zirvesi, bürokrasi, medya yöneticileri ve temsilcileri, akademi ve iş dünyasından yoğusızn katılımla gerçekleştirildi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ile İstanbul Aile Vakfı iş birliğinde düzenlenen "Dijital Anafor Ekran Bağımsızlığı Zirvesi", 12 Haziran’da İstanbul’da başladı.
Dijital teknolojilerin birey, aile ve toplum üzerindeki etkilerinin ele alındığı zirvenin açış programı; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın teşrifleriyle, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi Gülden Gül, milletvekilleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ve eşi Rümeysa Daniş, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, RTÜK Üst Kurul Üyesi Hasan Davulcu, İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık ve eşi Ayşe Karabıyık, RTÜK Başkan Vekili Dr. Deniz Güçer, RTÜK Başkan Yardımcısı Dr. Deniz Güler ile Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Dr. Feyzullah Tecirli’nin katılımlarıyla gerçekleştirildi.
Açış programında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ve İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık katılımcılara hitap etti.
Konuşmalarda, dijital teknolojilerin sunduğu imkânlardan yararlanırken bireyin iradesini ve kontrolünü korumasının önemi ile aile kurumunun güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Zirvenin temel yaklaşımının, teknolojiyi hayatın dışına çıkarmak değil, insanın ekran karşısında yeniden irade ve inisiyatif sahibi olmasını sağlamak olduğu ifade edildi. Dijital çağın risklerine karşı bilincin ve dengenin hâkim olduğu yeni bir gelecek inşa etmenin önemine dikkat çekildi.
Programda ayrıca RTÜK ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle gerçekleştirilen Aile ve Çocuk Dostu Yapım ve Dizi Teşvik Ödülleri sahiplerini buldu. Ödül takdimi ve toplu aile fotoğrafının çekilmesinin ardından açış programı tamamlanarak panel oturumlarına geçildi.
Ekran Bağımlılığına Karşı Ortak Mücadele
Zirvenin temel hedefleri arasında ailelerde ekran bağımlılığı konusunda farkındalığın artırılması, dijital dünyanın olumsuz etkilerine karşı toplumsal bilinç oluşturulması ve bilimsel veriler ışığında uygulanabilir çözüm önerilerinin geliştirilmesi yer alıyor.
Etkinlikte ekran süresinin bireylerin psikolojik, sosyal ve gelişimsel süreçleri üzerindeki etkileri farklı boyutlarıyla değerlendirilirken, ekran bağımlılığıyla mücadelede kamu kurumları, akademi, medya sektörü ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğinin önemi vurgulanıyor.
Gazze ve Medya İlişkisi Ele Alındı
Zirvenin ilk gününde düzenlenen "Gazze ve Medya" başlıklı özel oturumda medyanın savaş ve insani kriz dönemlerindeki rolü ele alındı.
İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ile Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Karagöz konuşmacı olarak yer aldı.
Özel oturumda gazeteci ve Sumud aktivisti Sümeyye Sena Polat da uluslararası medyanın Gazze’ye yaklaşımını değerlendirerek sosyal medyanın kamuoyu oluşturmadaki etkisine dikkat çekti.
Oturumlarda Gazze’de yaşanan insani dramın uluslararası medyadaki yansımaları, haber dilinin kamuoyu üzerindeki etkisi ve medya kuruluşlarının kriz dönemlerindeki sorumlulukları farklı yönleriyle ele alındı.
Alanında Uzman İsimler İlk Gün Oturumlarında Bir Araya Geldi
Günün "Keynote Speakers" başlıklı açılış oturumu Prof. Dr. Ayşen Gürcan moderatörlüğünde başladı. Araştırmacı-yazar Orhan Toker, yazar Michael Haroon Sugich ve Yeşilay Başkan Yardımcısı Dr. Mehmet Güllüoğlu katılımcılarla buluştu.
"Keynote Speakers" oturumunda konuşan yazar Michael Haroon Sugich, dijital teknolojilerin birey ve toplum üzerindeki dönüştürücü etkilerine dikkat çekti.
Sosyal medyanın ortaya çıktığı ilk yıllarda pazarlama ve iletişim dünyasının bu yeni olguyu anlamaya çalıştığını belirten Sugich, iletişim biçimlerinin köklü bir dönüşüm geçirdiğini ifade etti. Yeni neslin ilk ekranının televizyon değil telefon olacağının yıllar önce öngörüldüğünü hatırlatan Sugich, bugün dijital teknolojilerin hayatın merkezine yerleştiğini söyledi.
Konuşmacılar dijital çağın birey üzerindeki etkileri, ekran kullanım alışkanlıkları, ekran bağımlılığıyla mücadele yöntemleri ve aile kurumunun korunmasına yönelik yaklaşımlar hakkında görüşlerini paylaştı.
Dijitalleşmenin bireysel yaşam üzerindeki etkilerinin yanı sıra dikkat ekonomisi, davranışsal bağımlılıklar, dijital platformların yönlendirme gücü ve aile yapısının korunmasına ilişkin değerlendirmeler de oturumda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
İlk gün tamamlanan oturumların ardından RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ev sahipliğini üstlendiği gala yemeğinde panelistler, medya yöneticileri ve medya temsilcileriyle bir araya geldi. Gala yemeği konuşmalarla başladı.
Aile Bakan Yardımcısı Madak: “Sağlıklı Bir Dijital Kültürü Nasıl İnşa Edebiliriz?”
Gala programında konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak ise dijital çağın beraberinde getirdiği kritik meselelerin ortak akılla ele alınması gerektiğini belirtti.
Madak, “Kamu kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, üniversitelerimiz ve sektör temsilcilerimizle birlikte aslında tek bir soruya odaklanıyoruz. Teknolojiyi insanın hizmetinde tutan, aile yapımızı ve millî manevi değerlerimizi koruyan sağlıklı bir dijital kültürü nasıl inşa edebiliriz?” dedi.
RTÜK Başkanı Daniş: “Dünyaya Söyleyecek Çok Güçlü Bir Kültürel Sözümüz Var”
Gala yemeğinde konuşan Başkan Daniş, gün boyunca ekran bağımlılığından yapay zekâya, dijital mahremiyetten dikkat ekonomisine kadar çağın önemli meselelerinin farklı yönleriyle ele alındığını belirtti. Başkan Daniş konuşmasında şu sözler ile başladı: “Değerli Genel Yayın Yönetmenlerimiz, Kıymetli Yayıncılarımız, Saygıdeğer Misafirler; Öncelikle bu akşam bizlerle birlikte olduğunuz için teşekkür ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Gün boyunca ekran bağımlılığından yapay zekâya, dijital mahremiyetten dikkat ekonomisine kadar çağımızın önemli meselelerini farklı yönleriyle ele alma fırsatı bulduk. Bu konular hem kamu kurumlarının hem de akademik çevrelerin gündemindedir ancak aynı zamanda medya sektörünün, yayıncılarımızın ve içerik üreticilerimizin de doğrudan sorumluluk alanındadır. Çünkü bugün bir içerik yalnızca izlenmiyor; davranışları, tercihleri ve toplumsal algıları da şekillendiriyor.”
Daniş, Türk yayıncılık sektörünün uluslararası başarısına da değinerek, Türk dizilerinin dünyanın yüzü aşkın ülkesinde izlendiğinin altını çizdi. Bunun aynı zamanda önemli bir kültür ihracatı anlamına geldiğini ifade ederek, “Bizim yapımcılarımız, yönetmenlerimiz, senaristlerimiz ve genel yayın yönetmenlerimiz gerçekten işlerini çok iyi yapıyorlar. Bugün dünyanın yüzden fazla ülkesinde yayınlanan Türk dizileri var. Aslında bu aynı zamanda bir kültür ihracatıdır.” dedi. Daniş, sektörün yaklaşık 1 milyar dolarlık dizi ihracatına ulaştığını paylaştı.
Türk medya sektörünün sahip olduğu bilgi birikiminin dijital mecralara daha güçlü şekilde aktarılabileceğini vurgulayan Daniş, “Eğer bizim değerlerimizi biraz daha fazla düşünebilirsek, sadece reytingin belli araçlarla sağlanabileceğini düşünmüyorum. Sektörümüzün çok kaliteli olduğunu görüyorum. Kültürel anlamda da dünyaya söyleyecek çok fazla sözümüz olduğunu düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Karabıyık: “Toplumların Geleceği Zihinlerinde ve Hikâyelerinde Şekillenir”
İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık da ekranların bireyler ve toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Karabıyık, “Bazen ekranlar bir aile büyüğünden daha fazla etki üretebiliyor. Çocuklarımızın konuşma biçimlerinde, ilişkilerinde, hayallerinde, beklentilerinde ve hatta korkularında ekranların izini görmek mümkün. Bugün toplumlar aynı zamanda zihinlerini, kültürlerini, hikâyelerini ve gelecek tasarımlarını korumak için de mücadele ediyor. Çünkü toplumların geleceği yalnızca sınırlarında değil, zihinlerinde ve hikâyelerinde şekillenir.” dedi.
İkinci Gün Oturumlarında Ekranın Toplumsal Etkileri Tartışılacak
Zirvenin ikinci gününde "Ekran ve Kültür", "Ekran ve Bağımlılık", "Ekranda Söylem ve Temsil", "Ekran ve Hukuk" ile "Ekran ve Etik" başlıklı paneller düzenlenecek.
Oturumlarda Prof. Dr. Ahmet Dağ, Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş, Prof. Dr. Mark Griffiths, Prof. Dr. Marc N. Potenza ve Prof. Dr. Mehmet Görmez’in de aralarında bulunduğu çok sayıda akademisyen, hukukçu, psikolog ve medya profesyoneli görüşlerini paylaşacak.
Sonuç Bildirgesi Yayımlanacak
İki gün sürecek zirvenin sonunda ekran bağımlılığıyla mücadele konusunda kamu kurumlarına, eğitim kuruluşlarına, medya sektörüne, akademiye ve ailelere yol gösterecek kapsamlı bir sonuç bildirgesinin yayımlanması hedefleniyor.
Zirvede ortaya konulacak görüş, öneri ve değerlendirmelerin dijital çağın risklerine karşı toplumsal farkındalığın artırılmasına ve ekran bağımsızlığı konusunda sürdürülebilir politikaların geliştirilmesine katkı sunması bekleniyor
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunu aşağıdaki sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.


