STRATCOM Zirvesi 2026 İstanbul’da Gerçekleşti: RTÜK Başkanı Mehmet Daniş Panelde Konuştu
“Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen STRATCOM Zirvesi 2026 İstanbul’da gerçekleştirildi. T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video mesajı ile açışı yapılan programda, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş “Dijital Ekosisteminde Küresel Kamuoyunun Dönüşümü” panelinde konuştu.
Bu yıl beşincisi düzenlenen Stratejik İletişim Zirvesi’nde gerçekleştirilen panellerde, stratejik iletişim alanındaki güncel meseleler küresel gelişmelerle birlikte ele alınarak, kapsamlı fikir alışverişinde bulunuldu. Zirvenin bu yıl teması “Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” oldu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın açış konuşmalarıyla başlayan zirve; Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden politika yapıcıları, uzmanları, iletişim profesyonellerini, akademisyenleri, sivil toplum temsilcilerini ve düşünce kuruluşlarını bir araya getirdi. Zirvede, iletişimin uluslararası sistemde dayanıklılığın güçlendirilmesine, eşgüdümün artırılmasına ve daha istikrarlı bir yapının inşasına nasıl katkı sunabileceği masaya yatırıldı.
“Toplum artık ‘İzlediğim şey bana ne yapıyor?’ sorusunu soruyor”
RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, konuşmasında medya tartışmalarının dönüşümüne dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Uzun süre medya tartışmaları daha çok ‘beğeni’, ‘reyting’ ve ‘özgürlük’ ekseninde yürütüldü. Ancak bugün bu tartışmanın dili belirgin biçimde değişmiş durumdadır. Artık toplum çok daha doğrudan bir soru sormaktadır: ‘İzlediğim şey bana ne yapıyor?’ Bugün bu cümleyi, çağımızın medya gerçekliği içinde şöyle okumak mümkündür: ‘İzlediğim şeyden koru beni.’”
Daniş, bu yaklaşımın devletten her şeyi yasaklamasını talep eden bir anlayış olmadığına işaret ederek, bireyin zihinsel ve ahlaki sınırlarını koruma ihtiyacının giderek daha görünür hale geldiğini vurguladı. Toplumun artık medya içeriklerinin etkisinin gizlenmediği bir düzen talep ettiğini belirten Daniş, “Beni kandırma, etkiyi gizleme, ne ile muhatap olduğumu bilmek istiyorum” yaklaşımının güç kazandığını ifade etti.
RTÜK’ün sorumlu yayıncılık anlayışının temelinde kamu düzeni, genel ahlak, genel sağlık ve kamu yararını önceleyen güçlü bir ilke setinin bulunduğunu belirten Daniş, bu çerçevede “3A formülü”nü esas aldıklarını dile getirdi: “Aklın korunması, ailenin korunması, ahlakın korunması.”
Bu yaklaşımın, yalnızca ulusal bir ilke değil; aynı zamanda evrensel bir sorumluluk anlayışının da ifadesi olduğunu kaydetti.
“Sentetik medya ciddi riskler barındırıyor”
“Dijital Ekosisteminde Küresel Kamuoyunun Dönüşümü” panelinde konuşan Daniş, dijital ekosistemin geleneksel medya düzeninin sınırlarını ortadan kaldırdığını ve ulusal kamuoyunu küresel bir etkileşim alanına dönüştürdüğünü, bu yeni yapının yalnızca bilgi akışını değil, aynı zamanda sorumluluk paylaşımını da zorunlu kıldığını aktardı.
Daniş, yapay zekâ ve derin öğrenme temelli sentetik medyanın yükselişine dikkat çekti. Bu dönüşümün bir yandan verimlilik ve ölçeklenebilirlik sağladığını, diğer yandan ise dezenformasyon, kimlik manipülasyonu ve gerçekliğin aşınması gibi ciddi riskleri beraberinde getirdiğini söyleyerek sürecin hakikat, güven ve temsil kavramlarını yeniden tanımlayan, insan merkezli medya anlayışını küresel ölçekte şekillendiren hibrit bir dönüşüm başlattığını; aynı zamanda denetim, sorumluluk ve kamu güvenliği anlayışını da stratejik bir alan haline getirdiği ifadelerini kullandı.
Uluslararası katılımcılara çağrı
Daniş, dijital ekosistemin sağlıklı, adil ve güvenilir şekilde işlemesinin yalnızca ulusal politikalarla değil, bölgesel ve küresel dayanışmayla mümkün olduğunu paylaştı. Dijital hegemonya kurmak isteyen yapılara karşı, medeniyet değerlerinden beslenen ortak bir iletişim ağının güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek: İçerik ekosisteminin dönüşümü, Güven ve doğruluk krizi, Kültürel ve değer temelli etkiler başlıklarının kritik önemde olduğunu söyledi. “Görünür olan gerçek midir?” sorusunun her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurguladı. Deepfake teknolojileri, bot hesaplar ve organize dezenformasyon kampanyalarının kamuoyunun güven temelini sarstığını, medya okuryazarlığının artık yalnızca bir eğitim konusu değil, aynı zamanda bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu dile getirdi.
“Yapay zekâ destekli izleme sistemleri önemli rol oynayacak”
Daniş, geleneksel reaktif denetim mekanizmalarının ötesine geçerek riskleri önceden öngören ve önleyici politikalar geliştiren bir yaklaşımı benimsediklerini belirterek;” Geleneksel reaktif denetim mekanizmalarının ötesine geçilerek riskleri önceden öngören ve önleyici politikalar geliştiren bir anlayışı esas alıyoruz. Yapay zekâ destekli izleme sistemleri bu süreçte önemli rol oynayacaktır. Dijital platformlar ulus ötesi yapılar olduğu için düzenleme de uluslararası koordinasyon gerektirir. RTÜK’ün küresel düzenleyici ağlarda oynadığı ileri önleyici ve insan odaklı diplomatik aktif rol, uluslararası iş birliklerine katkı sunmaktadır. Bu kapsamda, 2018 yılında 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’a 29/A maddesinin eklenmesi ve 2019 yılında da çıkardığımız ilgili yönetmelikle dijital platformlar RTÜK’ün denetimi kapsamına alınmıştır. Dijital iletişim ekosistemi sınır ötesi bir yapıya sahiptir. Bu nedenle düzenleyici otoriteler arasındaki iş birliği büyük önem taşımaktadır.RTÜK olarak: Başta Arnavutluk ve Azerbaycan’daki muadil otoriteler olmak üzere ikili iş birliklerimizi ileri düzeyde sürdürmekteyiz. Deneyim paylaşımı, ortak eğitim programları ve teknik iş birlikleri gerçekleştirmekteyiz. “ şeklinde konuştu.
Ayrıca; EPRA (Avrupa Düzenleyici Otoriteler Platformu), BRAF (Karadeniz Yayıncılık Düzenleyici Otoriteler Forumu), IBRAF (İslam Ülkeleri Yayıncılık Düzenleyici Otoriteler Forumu), TBRAF (Türk Devletleri Yayıncılık Düzenleyici Otoriteler Forumu) gibi platformlar aracılığıyla bölgesel ve küresel ölçekte koordinasyon ve dayanışmanın güçlendirildiğini de ekledi.
Dijital medya okuryazarlığı vurgusu
Daniş, küresel kamuoyunun bilinçlendirilmesinin dezenformasyonla mücadelede en etkili yöntemlerden biri olduğunu ifade ederek, bu alanda eğitim kurumları, sivil toplum kuruluşları ve medya ile iş birliğinin artırılması gerektiğini söyledi.
“Dijital çağda güç; bilgiyi üretmekten ziyade, onu etik, doğru ve sorumlu şekilde yönetebilme kapasitesidir.” diyen Daniş, etik değerleri önceleyen uluslararası bir medya anlayışının birlikte inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
“İletişim artık stratejik bir yönetim alanıdır”
Daniş, dijital çağda iletişimin artık tek yönlü, zamanla sınırlı ve sabit bir yapı olmadığını belirtti. İletişimin çift yönlü, anlık ve dinamik bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Daniş, bu yeni dönemde başarılı olacak kurumların: Güven inşa eden, Veriye dayalı hareket eden, Hızlı ve şeffaf iletişim kuran, Etik değerlerden ödün vermeyen, çok kanallı yapıyı doğru yöneten kurumlar olacağını vurguladı.
Daniş, “İletişim artık yalnızca bir destek fonksiyonu değil; doğrudan stratejik bir yönetim alanıdır. Bu alanı doğru yönetenler, kuantum liderliği perspektifiyle geleceği bugünden şekillendirecektir.” dedi.
Konuşmasının sonunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “İletişim Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda, RTÜK’ün düzenleme ve denetleme faaliyetlerini kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunu aşağıdaki sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.


