İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 27.04.2020 tarih ve 597 sayılı yazısına konu Radyo Spor çağrı işaretiyle yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 25.03.2020 tarihinde saat 07:00’da yayınladığı "Sabah Sporu" isimli program yayınına ilişkin uzman raporu ile ses kayıtlarının incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, Radyo Spor çağrı işaretiyle yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 25.03.2020 tarihinde saat 07:00’da yayınlanan sunuculuğunu Barış Ertül’ün yaptığı, dünyada ve Türkiye’de spor alanındaki gelişmelere ilişkin haberlerin ele alındığı “Sabah Sporu" isimli programda, sunucu tarafından; “Eğer Türkiye'de lig seyircisiz de olsa oynanmıyorsa Türkiye'de hayatın normalleşme ihtimali yok. Şimdi diyorlar ki 15 gün içerisinde hayat normalleşecek. Hikaye anlatıyorlar, hikaye anlatıyorlar!...Yani kimse şeffaf değil, kimse şeffaf değil. Herkes çok şeffaf olduğunu, bütün verdiği rakamların birebir doğru olduğunu, toplumda ne oluyorsa aynen bu politika ama hiç kimse şeffaf davranmıyor. Toplumda en azından böyle bir kanaat yok. Benim de kişisel kanaatim. Ne Çin şeffaf davranıyor ne Amerika. Hiç kimsenin şeffaf davrandığını düşünmüyorum. Bizimkiler de dahil olmak üzere. Ben birçok açıklamalara şüphe ile bakıyorum." şeklinde ifadelere yer verildiği tespit edilmiştir.
Kitle iletişim araçlarının günümüzdeki önemi kamusal faaliyetteki etkin gücünden ileri gelmektedir. Yayıncılığın kamusal bir sorumluluk olduğu gerçeğinden yola çıkarak gazetecilik olanakları içerisinde üretilen haberlerin ve bilgilerin tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas alması beklenmektedir.
Yayıncının haber programlarıyla kamuoyunu bilgilendirme görevini icra ederken, kriz haberciliğinin hassas dengelerini akılda tutması beklenmektedir. 2014 yılında hazırlanan Yayın İlkeleri Rehberi'nde "Kriz zamanı yayınlarında izleyicilerde korku, panik, endişe yaratacak ifadeler kullanılmamalı gerilimi artıracak nitelikteki yorumlardan kaçınılmalıdır." ifadesine yer verildiği, yayıncı kuruluşların, salgın hastalık gibi kriz anlarında ülkede yaşananlara ilişkin haberlerin veriliş tarzı ve dilinde otokontrol yapmalarının gerekliliği vurgulanmaktadır.
Türkiye ve dünyadaki günün ve haftanın önemli spor olaylarının değerlendirildiği, ihlale konu programda, sunucu tarafından; “Hiç kimsenin şeffaf davrandığını düşünmüyorum. Bizimkiler de dahil olmak üzere. Ben birçok açıklamalara şüphe ile bakıyorum.” şeklinde ifadelerle, koronavirüse ilişkin verilen bilgilerde Türkiye’nin de bu süreç içerisinde “şeffaf davranmadığını”, verilen rakamların “doğru olmadığını” söylediği, kendi ifadesini “toplumsal kanaat”in bir yansıması olduğunu belirtirken ortaya herhangi bir somut delil, veri, bilgi koyamadığı, “şeffaflık” konusuna ilişkin hükmünde bilgi kirliliğinin etkisini de göz önünde bulundursa da kendi yakın çevresinden, kişisel deneyimlerinden hareketle sahip olduğu çıkarımını dinleyicilere sunmakta bir sakınca görmediği, oysaki koronavirüs salgınına ilişkin Sağlık Bakanı ve Bilim Kurulu üyeleri olmak üzere tüm resmi makamların ve ilgili birimlerin hepsi süreç içerisinde dikkate alınması gereken açıklamaların adresini defalarca zikretmiş olmasına rağmen sunucunun bu tür açıklamalarının kamusal sorumluluk anlayışı ile bağdaşmadığı, bu bağlamda farklı görüş ve düşünceleri ifade ederken son derece hassas davranılması ve doğruluğu ile gerçekliği ispatlanmamış beyanların zikredilmemesi gerektiği, dolayısıyla yayıncılığın bilgi verme ve halkı aydınlatma amacından uzaklaşarak kamuoyunda panik ve endişeye sebep olabilecek nitelikte yayın yapıldığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan; "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz; haberin verilişinde abartılı ses ve görüntüye, doğal sesin dışında efekt ve müziğe yer verilemez; görüntülerin arşiv veya canlandırma niteliği ile ajanslardan veya başka bir medya kaynağından alınan haberlerin kaynağının belirtilmesi zorunludur." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Şubat 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı 285.703,00 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde iki (%2) oranı 5.714,00 Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP, İlhan TAŞCI ve Ali ÜRKÜT’ün karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 30.04.2020 tarih ve 2020/18 sayılı toplantısında alınan 15 no.lu karara karşı oy yazısı.
İlhan TAŞCI Şerhidir.
Üst Kurulun 30.04.2020 tarih, 2020/18 sayılı toplantısında alınan 15 nolu karara karşı oy yazısı.
Ali ÜRKÜT Şerhidir.


