İnceleme ve Değerlendirme :İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 19.10.2015 tarihli ve 1604 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda;
“IMC logosuyla yayın yapmakta olan DYT Yayıncılık Hizmetleri A.Ş. ticari ünvanlı yayın kuruluşunda, 11.10.2015 tarihinde saat 20:35:00'te yayınlanan Gündem Müzakere programında Ankara tren garında meydana gelen patlama özelinde Diyarbakır-Suruç-Ankara patlamaları tartışılmıştır. Programda yayın hizmeti ilkelerine aykırı olduğu değerlendirilen kısma ait detaylar aşağıda sunulmuştur.
Ayşegül Doğan'ın sunduğu Gündem Müzakere Programının konukları arasında Fehmi Taştekin, Ümit Kıvanç, Hüda Kaya, Murat Paker gibi isimlerin yer aldığı akşam ile ilgili sunucu Ayşegül Doğan'ın soruları ve konuk Ümit Kıvanç'ın 4 dakika 20 saniyeyi kapsayan konuşmalarının deşifresi şöyledir:
Sunucu (Ayşegül Doğan): Ankara Diyarbakır ve Suruç verdiği mesaj itibariyle de birbirine çok benziyor diyorlar öyleyse bununla ne hedeflenmiş olabilir? Türkiye’nin farklı yerlerine acı yaymak dedi mesela Hüda Kaya. Siz Türkiye’nin farklı toplumsal kesimlerinin biraradalığını sindirmek bunun genişlemesini önünü almak diyenler var. Barış cephesi büyüyor. Büyümesinden rahatsız olanlar var ve kaos ortamı yaratmak isteyenler var. Bütün bunları nasıl izah ediyorsunuz? Hangisine katıyorsunuz?
Ümit Kıvanç (Belgesel Sinamacı-Yazar): Şimdi ben bu söylenenlere katılıyorum çünkü ortadaki hareket şuanda böyle sadece hükümet karşıtı gibi daha çok görülen hareket ondan ibaret bi hareketi de değil. Sadece barış hareketi de değil. Ortada kürt hareketi ile Türkiye’nin batısındaki demokrasi hareketi diyelim. Çoğulcu demokratik bir hayat isteyen hareket diyelim isim takıcaksak. Bunların biraraya gelme tehlikesi var tırnak içerisinde devlet açısından söyleyecek olursak. Bu Türkiye’yi değiştirebilecek çok değiştirebilecek bi hareket. Şimdi Suruç’taki bombalama suikast şunlar bunlar bizim devletin herzaman yaptığı şeyler bunlar. Başlamadan şunları söyliyeyim Demirtaş’a çok kızdılarya devleti falan. Biz kimi suçlayacağız böyle bir olay olduğunda? Burdaki en olağan şüpheli kimdir bu ülkede?Birileri öldürülüyorsa bu tarz bi şekilde oluyosa, bombalanıyosa failleri ortaya çıkmayan bir suç işleniyorsa tabi ki biz doğal olarak önce devletten şüpheleneceğiz.Burdaki en büyük şüpheli her zaman odur.Yani bunu şimdi Türkiyenin her yerine asker cenazesi gönderirim şehid cenazesi gönderirim, onu da yaparım onun yanında sizin parça parça cenazelerinizede gönderirim falan yapan bir kurumdur devlet.O masada o laf söylendiği zaman sırıtan adamdır devlet. Yahut yaralıları orda insanlar kurtarmaya çalışırken üstüne gaz atan bir müessesedir devlet. Biz tabi ki önce ondan şüpheleneceğiz ve ilk fail olarak onu düşüneceğiz bu çok normal bişey. Üstelik de Fehim de bağlantıları gayet ortaya koydu. Adana- Mersin bombalamalarına bu işin içine katmamız gerekiyo. Ortaya çıkmamış olan bir süreç var. Bunlar çok organize işler. İnsanlar çocuk oyuncağımı zannediyo? İzleyenlerimiz arasında askeri bilgisi daha doğru dürüst olan ve yanlış bişey söylersem farkedecek varsa bizi arasın düzeltsin. Bi insanın bedenine bağlanmış açık bi alanda patlayan bi bombayla 120 kişi öldürmek basit bişey değil. Hadi ben gittim ordan amonyum nitrat aldım bağladım böyle bi iş değil bunlar yani çok ciddi işler. Öldüremezsiniz kolay kolay o kadar insanı. Adana-Mersin bombalamaları senkronize sen iki şehire birden bomba gönderiyosun, onları aynı anda patlatmayı hesaplıyosun. Suruçtaki şey tamam bi tane intihar bombacısı patlatıyor yav kolay işmi o şartlarda kobani ertesi o durumda. Ben üzerimde iki paket unla oraya gitmeye kalksam bi aramadan geçerim. Biz çocuk değiliz bu ülkede doğduk büyüdük.Tabi ki bunlar devletin en azından bir kesiminin göz yumması olmaksızın olamayacak işler.Bu söylendiği zaman şöyle bir manzara çiziliyor karşımıza. Sanki böyle Cumhurbaşkanı, Başbakan Üç tane oturuyolar; hadi gara bomba koyalım diyolar, Böyle komik bişeyi iddia etmiyor kimse ama orda bir mekanizma var.Mesela bu son olayda benim izlenimim, bişeye yol verildi ama aslında bu çapta bişey beklenmiyodu gibi izlenim Çünkü böyle hafif bi şaşkınlıkta görüyorum. İşid olabilir olmayabilir. Normal olarak şu soruyu sormak hakkımızdır. Yahu neden peki bu örgüt, insanlar kitaplar yazıyor bu örgütün üzerine, İşidin eylem ve propaganda ilişkisi, eylemleri sunuş biçimi hatta estetik üzerine araştırmalar yapılıyor üniversitelerde. Neden bizde yaptığı hiç bi eylemi bu örgüt üstlenmiyo? Bu eylem Türkiye'ye karşı.. Hayır Türkiye'ye karşı yapılmıyo. Türkiye'ye karşı yapılcak olsa devleti temsil eden bişeye karşı yapılır. Buna karşı söylenebilecek tek laf Ankara'da yapılmasıdır. Benim bu olayda dikkatimi çeken en önemli ayrıntı bu.Artık devlet böyle bişey yapılmasına Ankara'da da cevaz veriyosa geldiğimiz nokta gerçekten çok hazindir. Burda devlet bence böyle birşey de.. yav kimse bunu yapanlar şunu demek istiyorlar: Kürtleri ölüderecez kardeşim siz karışmayın.Böyle bişey demek istiyorlar çünkü bu birliktelik olursa HDP'nin açtığı yol gerçekten bi yol olarak kurumlaşırsa bu ülke'de devlette kimse böyle şeyler yapamaz ve demokratikleşmek zorunda kalırız. Korktukları şey bu. Bunun önünü tıkamaya çalışıyorlar. Mesele budur.Savaş hali istiyorlar.
Sunucu: Peki ama kimler istiyor meselesi de önemli bi mevzu çünkü Fehmi Taştekin bunun işit olmayabilir diyor? (Sunucu evet evet diyerek Ümit Kıvanç'ın konuşmasını sürdürmesini istiyor.)
Ümit Kıvanç: Ben yerleşik bir kültür olduğunu düşünüyorum bunun. Türkiye'de devletin bunun üzerine kurulduğu şey olduğunu düşünüyorum.
IMC logolu yayın kuruluşu, söz konusu programda ekranın alt kısmında "DİYARBAKIR- SURUÇ-ANKARA SALDIRILARI" başlığı altında, Ümit Kıvanç'ın konuşması esnasında sarf ettiği cümlelerden alıntı yapıp ekrana "BİZ KÜRTLERİ ÖLDÜRECEĞİZ SİZ KARIŞMAYIN" cümleleri konulmuştur.
Yapılan inceleme sonucunda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne, Türkiye Cumhuriyeti devleti hükümeti'ne, dolaylı bir şekilde; "Mesela bu son olayda benim izlenimim, bişeye yol verildi ama aslında bu çapta bişey beklenmiyordu gibi izlenim", "Tabi ki bunlar devletin en azından bir kesiminin göz yumması olmaksızın olamayacak işler." cümleleriyle, devletin kurumlarına karşı eleştiri sınırlarını aşarak suçlamalar yöneltmiş yapılan katliamın arkasında devletin veya devlet kurumlarının planlı bir şekilde var olduğunu anlatmıştır. Ayrıca yine Ümit Kıvanç'ın, "Yani bunu şimdi Türkiyenin her yerine asker cenazesi gönderirim şehid cenazesi gönderirim, onu da yaparım onun yanında sizin parça parça cenazelerinizede gönderirim falan yapan bir kurumdur devlet." ve "Kürtleri ölüderecez kardeşim siz karışmayın." şeklindeki cümleleri devlete karşı maksatlı bir biçimde düşmanlık ve nefret duyguları oluşturmaya, Türk milletini oluşturan etnik unsurlar arasında söylemsel olarak ayrım yapmaya yöneliktir.
IMC logolu yayın kuruluşu bu yayınıyla, 6112 Sayılı Yasa'nın 8'inci maddesinin birinci fıkarısının (b) bendinde ifade edilen, "Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz", 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen,"Irk, renk, dil, din, tabiiyet, cinsiyet, özürlülük, siyasî ve felsefî düşünce, mezhep ve benzeri nedenlerle ayrımcılık yapan ve bireyleri aşağılayan yayınları içeremez ve teşvik edemez"ve 8'inci maddesinin birinci fıkarısının (ç) bendinde yer alan,"İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez"hükümlerini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.”
Şeklinde değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (ç), (e) bendinin ihlal edildiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe : Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın yazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
İhlal konusu yayında, “Kürtleri öldürecez kardeşim siz karışmayın.” şeklinde ifadelerin kullanılması ve genel olarak vatandaşlar arasında etnik köken farklılığı vurgusu nedenleri ile 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin ihlal edildiği, söz konusu ihlalin ilk defa olması nedeniyle anılan kuruluşun uyarılması gerektiği, kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere;
IMC logosuyla yayın yapan DYT YAYINCILIK HİZMETLERİ A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; 6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki; Irk, renk, dil, din, tabiiyet, cinsiyet, engellilik, siyasî ve felsefî düşünce, mezhep ve benzeri nedenlerle ayrımcılık yapan ve bireyleri aşağılayan yayınları içeremez ve teşvik edemez.” hükmünün ihlali nedeniyle, aynı Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “UYARI” YAPTIRIMININ UYGULANMASINA, 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, aynı yayın ilkesinin tekraren ihlali halinde, Kanunun 32 nci maddesinin İkinci fıkrasında yer alan; “Uyarının ilgili kuruluşa tebliğinden sonra ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir.” hükmü uyarınca idari para cezası yaptırımı uygulanacağının, yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyeleri Ersin ÖNGEL, İsmet DEMİRDÖĞEN ve Süleyman DEMİRKAN’ın karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 27/10/2015 gün ve 46 sayılı toplantısında aldığı 81 no.lu karar karşı oy yazısı.
İsmet Özdal DEMİRDÖĞEN Şerhidir.
Üst Kurulun 27.10.2015 gün ve 46 sayılı toplantıda aldığı 81 no.lu karara karşı oy yazısı.
Süleyman DEMİRKAN Şerhidir.
Üst Kurulun 27.10.2015 gün ve 46 sayılı toplantıda aldığı 81 no.lu karara karşı oy yazısı.
Ersin ÖNGEL Şerhidir.
Üst Kurulun 27/10/2015 gün ve 46 sayılı toplantısında aldığı 81 no.lu karar karşı oy yazısı.
İsmet DEMİRDÖĞEN Şerhidir.


