İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 28.09.2018 tarih ve 652 sayılı yazısına konu TELE 1 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 07.09.2018 tarihinde saat 20:05’de yayınladığı "18 Dakika" isimli program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, TELE 1 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hafta içi her gün 20:05’te sunuculuğunu Emre Kongar ve Merdan Yanardağ'ın yaptığı, genel olarak gündemdeki konular, siyasi söylemler ve hükumetin icraatlarına yönelik yorum ve değerlendirmelerin yapıldığı 07.09.2018 tarihinde saat 20:05’de yayınlanan "18 Dakika" isimli programda; "Hemen gündeme geçersek hocam bugün ASTANA sürecinin bir devamı olan Tahran Zirvesi toplandı. Tam bir skandal. Değerli seyirciler AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan yönetimi için ağır bir yenilgidir Tahran Zirvesi…Canlı yayında veriliyor ve orada Putin adeta ne diyelim hadi azarlıyor demeyelim yani o çok aşağılayıcı, rencide edici bir kavram olur. Daha doğrusu ama şunu söylüyor Bu masada ne İŞİD var, ne El-Nusra var. Hiç kimse sivilleri bahane ederek teröristleri desteklemeye, teröristleri korumaya kalkmasın diyor ve bu canlı yayında yansıyor. Türkiye daha doğrusu AKP iktidarı Tahran Zirvesi sonuç bildirisine İDLİB'te ateşkesi sokmaya çalışıyorlar ve reddediyor hem Ruhani İran ve hem Rusya reddediyor. Şimdi İDLİB'te sivillerin zarar göreceği bahanesiyle İDLİB'e toplanan cihatçı ruh hastası katiller, siyasal İslamcı teröristler Suriye'de ölen yaklaşık iki milyon insanın katledilmesinden sorumlu oldukları halde bunları tuhaf bir biçimde korumaya çalışan tek bir ülke var dünyada. Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt filan bunlar bile terk ettiler. Türkiye'deki ihbancı yönetim, siyasal İslamcı yönetim, Türkiye'deki AKP iktidarı İDLİB'teki cihatçıları korumaya çalışıyor, tuhaf bir şekilde fakat başarısız oluyor ve Türkiye açısından çok acı bir tablodur bu. Türkiye'yi yönetenler, Türkiye'yi temsil edenler orada ruh hastası, cihatçı katilleri, cihatçı teröristleri sanki koruyor, kolluyor gibi görünüyorlar. (Klip 2) ...Bence Zirveden çıkan en önemli gelişmede şu yeni bir Suriye Anayasası, demokratik bir Anayasa yapılması için de bir çağrı kaleme alınmış durumda sonuç bildirgesinde. Bu çağrıda dikkat çeken bir ayrıntı var ılımlı muhaliflerin de dahil edileceği belirtiliyor. Demek ki neymiş? Suriye'de ılımlı muhalefet filan yokmuş, Suriye'de tekbirle insan boğazı kesen katiller, teröristler var ve onların aileleri var maalesef tablo bu ve bütün bölgeyi kan ve ateşe boğacak bir savaş başlatmışlardı - ASTANA süreci denilen Tahran olayında beni son derece rahatsız eden iki olay var birincisi yani işte bu birikim filan o monşer dedikleri Dışişleri filan. Şimdi değerli arkadaşlar bunu herkes biliyor o da şu; İDLİB'e Suriye ordusunun kendi alanını özgürleştirmek için yapacağı hem Rusya, hem de İran tarafından desteklenen operasyona karşı Türkiye oradaki Suriye iktidarına, Suriye yönetimine karşı savunan, Suriye yönetimine karşı savaşan insanları korumak için durdurmaya çalışıyor, bu biliniyor zaten. Nereden biliyoruz? Biz Davutoğlu zamanından beri biliyoruz. IŞID'a o katil, o ırz düşmanı, o korkunç bilmem ciğer söküp, kalp yiyen insanlara öfkeli gençler dedi hiç unutmayın öfkeli gençler. Onlar için Antep'te hastaneler açıldı, onlar için buradan asker alma büroları İstanbul'da kuruldu şimdi anlatmayayım uzun uzun, arkadaşların ofislerinin yanında bunlara asker alma büroları açıldı, kiraları Dışişleri Bakanlığı tarafından ödenmek kaydıyla filan. Şimdi dolayısıyla bu biliniyor. Gidiyorsunuz Putin var, İran orada, Rusya orada siz de Türkiye olarak bunlara bir şey kabul ettirmeye çalışıyorsunuz yani bir pazarlık var. Yav bu pazarlık canlı yayında, bütün dünyanın önünde, televizyoncuların ve gazetecilerin kayda aldığı, tanık olduğu yerde yapılır mı? Bunu lider yapmaz bunu bir defa o Astana sürecinin işte bilmem içinde bulunan bürokratlar, teknisyenler yapar. Gider der ki işte sonuç bildirileri çünkü lider kaleme almaz ki sonuç bildirileri teknisyenler tarafından kaleme alınır ve önceden hazırlanır. Bu toplantının önceden hazırlanan sonuç bildirisi konusunda Türkiye çıkar pazarlığını yapar ne taviz verecekse verir, vermezse vermez biz onları pek bilmeyiz görmeyiz de ne kadar meseleyi kendi açısından Türkiye'de değil AKP iktidarı. Biliyorum Merdan diyecek ki ya Türkiye değil onlar beni temsil etmiyor, AKP iktidarı diyecek, ne veriyorsa orada hazırlar. Hayır bunu hiç yapmıyor, toplantı da bitmek üzere. Bütün dünyanın televizyonları, kayıtları içerisinde pazarlık etmeye kalkıyor Türkiye'yi temsil eden AKP Genel Başkanı, AKP Genel Başkanı, AKP Genel Başkanı ve Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı olarak ta seçilmiş ama AKP Genel Başkanlığını uhdesinde bulunduran zat, bütün bu dünyanın kayıt altına aldığı seyrettiği televizyon, medya ortamında pazarlık etmeye kalkıyor ve daha korkuncu başarısız oluyor.- Kimin adına, kimin için pazarlık yapıyor hocam?- Kimin adına yapıyor? Siz demin söylediniz- Evet oradaki şey El Nusracılar vesaire. Putin El Nusra yok diyor bu masada.… O Türkeş'in oğlunun söylediği "Vallahi de billahi de Türkmenlere gitmiyordu" dediği silahlar olayı işte oralara herhalde gitti bilmiyoruz ve sonra da dedi ki "benim sınırımı Kürtler Kürt teröristler tehdit ediyor, PKK nın uzantısıdır onlar dedi ve Afrin harekatına girişti filan (…)” .şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, Türkiye'nin İŞİD ve El Nusra gibi cihatçı teröristleri desteklediği yönünde yapılan yorumların tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkeleriyle bağdaşmadığı ve ülkemizin saygınlığını zedeleyici nitelikte olduğu, geniş kitlelere ulaşan yayın kuruluşunun gerekli araştırmalarla doğrulayabileceği bir haberi gerekli özeni göstermeden ve bu iddiaları destekleyici herhangi bir delil ortaya konmaksızın kesin ifadelerle ekrana getirmesinin kamusal sorumluluk anlayışıyla bağdaşmadığı, bu nitelikte yapılan haberlerin toplumda özgürce kanaat oluşumunu engelleyebileceği ve bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan; "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz; …" ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %1 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ağustos 2018 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 100.000,00 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2018 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 17.065 (onyedibinaltmışbeş) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi İsmet DEMİRDÖĞEN ve İlhan TAŞCI’nın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurul’un 02.10.2018 tarih ve 40 sayılı toplantısında alınan 18 no.lu karara karşı oy yazısı.
İsmet Özdal DEMİRDÖĞEN Şerhidir.
Üst Kurul’un 02.10.2018 tarih ve 40 sayılı toplantısında alınan 18 no.lu karara karşı oy yazısı.
İlhan TAŞCI Şerhidir.


